hz isa ile ilgili sorular ve cevapları

30 gümüş için Hz. İsa'ya ihanet eden havari kimdir? Peter Judas (Doğru Cevap) John Simon Hz. İsa'nın Bizans İmparatorluğu arşivlerinde gizlenen gerçeğe en yakın resmi. Hz. İsa'nın Gerçek Yaşam Hikayesi. Kısa Tarihçe-i Hayatı (yaklaşık İÖ 6 - İS 30) Bundan yaklaşık 2.000 yıl önce Anadolu'nun ve Yunanistan'ın bazı büyük kentlerinde gecenin geç saatlerinde ya da gün doğmadan kapalı kapılar ardında en doğru kabul edilen hipotez, Meryem'in mabet fahişesi olduğu yönündedir ve dinlere kafayı takan, kendi dinini yaratmaya çalışıp kendini tanrı oğlu olarak tanıtan İsa(Jesus Christ) Roma'ya kendi dinini yaymak için bütün hayatını harcamıştır. bu yazdıklarım varsayımlar üzerinedir, %100 doğru gibi okunmamalıdır. zira İsa hakkında adam akıllı tarihi kaynak bulmak İslaminancına göre Hz Meryem de oğlu Hz. İsa (a.s) da Allah’ın kıymetli birer kuludur. [14] Hz. İsa’nın (a.s) babasız dünyaya gelmesi, Hz. Meryem’in mucizevi bir şekilde bebek doğurması, bebeğin beşikte konuşması ancak Allah’ın dilemesiyle olan olaylardır. Bu olağanüstü olaylara farklı anlamlar yüklemek, Hz. 1) Besmele, eski ümmetlerin de bildikleri ve kullandıkları bir ifadedir. Kur’an-ı Kerim bu konuda Hz. Muhammed’den (s.a.s.) önce iki peygamberin besmelesini örnek veriyor. Bu peygamberler kimlerdir? Nuh ve Hz. Süleyman b- Hz. Âdem ve Hz. Süleyman; Âdem ve Hz. İbrahim d- Hz. Nuh ve Hz. Mûsâ Site De Rencontre En France 100 Gratuit. Allah hangi peygamberlere kitap gönderilmiştir? 4 büyük kitap hangi peygamberlere inmiştir? Bu yazımızda 4 kitap kime indirildi, hangi peygamberlere ilahi kitap gönderilmiştir sorularınıza yanıt vermeye çalışacağız. 4 büyük kitap ve peygamber sıralaması 4 kitabın indiriliş sırası aşağıda sizlerle paylaşılmıştır. Hz. Musa'ya Tevrat Hz. Davut'a Zebur Hz. İsa'ya İncil Hz. Muhammed'e Kur’an-ı Kerim 4 kitabın ortak noktası İlahi kitapların ortak özellikleri, Kutsal kitapların ortak özellikleri Allah'a ve onun Peygamberlerine inanılması Cinayetin yasak olması Ana ve babaya saygı ve sevgi Allah'a şirk koşulmaması Zina edilmemesi Hırsızlığın yasak olması Yalan söylenilmemesi Çocukların korunması ve kollanması Yoksullara, ihtiyaç sahiplerine yardım edilmesi Adaletli olunması Destek Ekibi Almanya’dan okuyucumuz “Hazret-i Îsâ’nın ölmeyip hayatta olduğuna dâir delil var mıdır?” Bediüzzaman Hazretleri Risâle-i Nur eserlerinin çeşitli yerlerinde Hazret-i İsa as hakkında muhtelif bilgiler vermektedir. Birinci Mektub’da hayat tabakalarını beş kısma ayıran Bediüzzaman, Hazret-i İsa ve Hazret-i İdris aleyhimesselâmın üçüncü hayat tabakasında, beşeriyet hallerinden sıyrılmış şekilde, melek hayatı gibi, nurânî bir letafet içinde, dünyevî cisimleriyle, cesed-i necmî nuraniyetinde semavatta bulunduklarını haber Konu ile ilgili âyet-i kerimeler şöyledir * “Allah buyurmuştu ki Ey Îsa! Seni ecelin geldiğinde vefat ettirecek olan benim, seni nezdime yükseltecek olan benim, seni inkâr edenlerden arındıracağım ve sana uyanları kıyamete kadar kâfirlerden üstün kılacağım. Sonra dönüşünüz bana olacak.”2 * “Hazret-i İsa der ki Ben onlara, ancak bana emrettiğini söyledim “Benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz olan Allah’a kulluk edin” dedim. İçlerinde bulunduğum müddetçe onlar üzerine kontrolcü idim. Beni içlerinden alınca artık onlar üzerine gözetleyici yalnız Sen oldun. Sen her şeyi hakkiyle görensin. Eğer kendilerine azap edersen şüphesiz onlar Senin kullarındır dilediğini yaparsın. Eğer onları bağışlarsan şüphesiz Sen izzet ve hikmet sahibisin”3 Bu âyetlerin birincisinde Hazret-i İsâ’nın as o an için Yahûdîlerin arasından alındığını ve semâya yükseltildiğini, eceli geldiği zaman ise diğer insanlar gibi onun da öleceğini anlıyoruz. Bu mânâyı ikinci âyet de teyid ediyor. Hazret-i Îsâ’nın as öldürülmediği hakkında şu âyetler daha açık, net ve kesin ifadeler ihtiva ediyor * “Ve Allah elçisi Meryem oğlu İsa’yı öldürdük’ demeleri yüzünden onları lânetledik. Hâlbuki onu ne öldürdüler, ne de astılar; fakat öldürdükleri kimse onlara Îsâ gibi gösterildi. Onun hakkında ihtilâfa düşenler bundan dolayı tam bir kararsızlık içindedirler; bu hususta zanna uymak dışında hiçbir sağlam bilgileri yoktur ve kesin olarak onu öldürmediler. Bilâkis Allah onu İsa’yı kendi katına yükseltmiştir. Allah izzet ve hikmet sahibidir. Ehl-i kitaptan her biri, ölümünden önce ona muhakkak îmân edecektir. Kıyamet gününde de o, onlara şahit olacaktır.”4 *** Rüştü Yüksel “Protestanlık gibi bozuk bir mezhebin gidişatı ile Hazret-i İsa’nın gelişi nasıl açıklanabilir? Hazret-i İsa as şahsen mi, şahs-ı mânevî olarak mı gelecektir?” 1- Protestanlık mezhebi, Hıristiyanlığın son kırılma noktalarını ifade den bir mezheptir. Fay kırıklarının her bir parçasının da sayısız cinayet, cürüm ve batıl inançlara teşne olduğu tarihî bir vakıadır. Protestanlık elbette Hazret-i İsa’yı as temsil edemez, onun inişi ile ilgili referans olamaz. Bediüzzaman’ın söylediği, Hıristiyanlığın birkaç defa yırtılarak Protestanlığa geldiği, daha da yırtılacağı ve yırtıla yırtıla–-birer semâvî tokat gibi—ister istemez tevhide yaklaşacağıdır. Burada beşeri iradenin cürüm ve cinayetlerinden söz edilmiyor; İlâhî iradenin tecellîlerinden haber veriliyor. 2- Peygamber Efendimiz’in asm verdiği haberler, Hazret-i İsa’nın as şahıs olarak ineceği Bediüzzaman Hazretlerine göre, semavat âleminde beşeri cismiyle bulunan ve hayatta olan İsa Aleyhisselâmın şahsı, kendi dinine ait en mühim bir hüsn-ü hâtime için, yani kendi dinini hurafelerden arındırıp güzel bir sonuca bağlamak ve İslâmiyet’e tabi kılmak için inecektir. Kaldı ki, eğer Hazret-i İsa as hakikaten ölmüş olsaydı ve ahiret âleminin en uzak köşesine gitmiş olsaydı, yine şöyle bir büyük netice için ona yeniden ceset giydirip dünyaya göndermek Allah’ın hikmetinden uzak değildir. Hatta Allah, hikmeti gereği bunu böyle vaad etmiş; vaad ettiği için de Hazret-i İsa’yı as—emriyle—gönderecektir. Bediüzzaman, aynı bahsin sonunda Hazret-i İsa as geldiği zaman herkesin onu gerçek şahsiyetiyle tanımayacağını, tanımasının da gerekmediğini; onun mukarreb ve havassının nur-u iman ile onu tanıyacağını Dipnotlar 1- Mektubat, s. 16. 2- Âl-i İmrân Sûresi 55. 3- Mâide Sûresi 117. 4- Nisâ Sûresi 157, 158, 159. 5- Buhari, 4/205; Müslim, 1/136; Tirmizi, Fiten, 62; 6- Mektubat, Yeni Tanzim s. 96 Benzer konuda makaleler Sorulara Dön Zeitgeist belgeselini izleyenler bilir 1. bölümü bu belgeselde yaşamadığına dair güçlü iddialar görüntülenme Soruyu Takip Et Raporla Sağlam bilimsel kanıt yoktur. Hiç bir arkeolojik kaynak yoktur fakat o zaman yaşamış insanların çoğu için de arkeolojik kaynak yoktur. İsa'nın garipliği ise çoğu insan önemsiz iken İsa'nın önemli bir yere sahip olması. Yarı tanrı olarak tapınan kişinin müritleri çanak çömlekte olsa almış olmaları lazımdı ama almamışlar. İncil gibi Hristiyan kaynaklarını saymazsak ilk Hristiyan olmayan kaynak Yahudi Flavius Josephus tarafından 93 yılında yazılmıştır.Bu adam İsa'nın ölümünden sonra doğmuştur. Flavius Yahudiliğin Tarihini yazarken İsa'nın kardeşi Yakup'tan bahsediyor. İsa öldükten yaklaşık 60 yıl sonra. Yani yeterli bir dayanak değil. Flavius Jesephus'tan 20, İsa'dan 80 yıl sonra 2 tane Romalı devlet adamı bahsediyor. Tacticus adlı politikacı İsa'nın Tiberius'un imparator olduğu dönemde ve Pontius Pilatus'un Yahudikten sorumlu Roma valisi olduğu dönemde idam edildiğini söylüyor. Pliny adlı politikacı da İsa'ya yarı tanrı gibi tapıldığını söylüyor. Zaman çizelgesi İncil'de ki çizelgeye uyuyor fakat bu da İsa'nın yaşadığı hakkında sağlam bir kanıt değil. Eninde sonunda İsa kesinlikle yaşamamıştır diyemeyiz ama İsa çok çok büyük ihtimalle yaşamamıştır diyebiliriz. Artarda 3 kez piyango çıkması gibi. Çıkma ihtimali çok çok küçük.131 görüntülenme Kaynaklar Simon Gathercole. İsa'nın Geçtiği Kaynaklar. 10 Temmuz 2021. Alındığı Tarih 10 Temmuz 2021. Alındığı Yer Arşiv Bağlantısı CHRISTOPHER KLEIN. Arkeolojik Kaynka. 10 Temmuz 2021. Alındığı Tarih 10 Temmuz 2021. Alındığı Yer Arşiv Bağlantısı Wikipedia. Vikipedi. 10 Temmuz 2021. Alındığı Tarih 10 Temmuz 2021. Alındığı Yer Arşiv Bağlantısı Raporla Daha Fazla Cevap Göster Cevap Ver İlginizi Çekebilecek Sorular Evrim Ağacı Soru & Cevap Platformu, Türkiye'deki bilimseverler tarafından kolektif ve öz denetime dayalı bir şekilde sürdürülen, özgür bir ortamdır. Evrim Ağacı tarafından yayınlanan makalelerin aksine, bu platforma girilen soru ve cevapların içeriği veya gerçek/doğru olup olmadıkları Evrim Ağacı yönetimi tarafından denetlenmemektedir. Evrim Ağacı, bu platformda yayınlanan cevapları herhangi bir şekilde desteklememekte veya doğruluğunu garanti etmemektedir. Doğru olmadığını düşündüğünüz cevapları, size sunulan denetim araçlarıyla işaretleyebilir, daha doğru olan cevapları kaynaklarıyla girebilir ve oylama araçlarıyla platformun daha güvenilir bir ortama evrimleşmesine katkı sağlayabilirsiniz. Sorulara Dön İlginizi Çekebilecek Sorular Evrim Ağacı'na Destek Ol Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katmak için hemen buraya tıklayın. EA Akademi Evrim Ağacı Akademi ya da kısaca EA Akademi, 2010 yılından beri ürettiğimiz makalelerden oluşan ve kendi kendinizi bilimin çeşitli dallarında eğitebileceğiniz bir çevirim içi eğitim girişimi! Evrim Ağacı Akademi'yi buraya tıklayarak görebilirsiniz. Daha fazla bilgi için buraya tıklayın. Etkinlik & İlan Bilim ile ilgili bir etkinlik mi düzenliyorsunuz? Yoksa bilim insanlarını veya bilimseverleri ilgilendiren bir iş, staj, çalıştay, makale çağrısı vb. bir duyurunuz mu var? Etkinlik & İlan Platformumuzda paylaşın, milyonlarca bilimsevere ulaşsın. Podcast Evrim Ağacı'nın birçok içeriğinin profesyonel ses sanatçıları tarafından seslendirildiğini biliyor muydunuz? Bunların hepsini Podcast Platformumuzda dinleyebilirsiniz. Ayrıca Spotify, iTunes, Google Podcast ve YouTube bağlantılarını da bir arada bulabilirsiniz. Cevapla Seçenekler Yukarı Zıpla Bize Ulaş Soruyu Takip Et Gece / Gündüz Modu Yazdır / PDF Olarak Kaydet Evrim Ağacı Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz! Giriş Yap Kayıt Ol Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir. Geri dön Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir. Geri dön Close “ Herkes öğrenmek ister; ancak kimse bunun bedelini ödemek istemez.” Juvenal Reklamsız Deneyim Evrim Ağacı'nda reklamları 2 şekilde kapatabilirsiniz Ücretsiz üye girişi yapmak Sitedeki reklamların %50 kadarını kapatmak için ücretsiz bir Evrim Ağacı üyeliği açmanız ve sitemizi/uygulamamızı giriş yaparak kullanmanız yeterli! Maddi destekçilerimiz arasına katılmak Evrim Ağacı'nın çalışmalarına Kreosus, Patreon veya YouTube üzerinden maddi destekte bulunarak hem Türkiye'de bilim anlatıcılığının gelişmesine katkı sağlayabilirsiniz, hem de site ve uygulamamızı reklamsız olarak deneyimleyebilirsiniz. Reklamsız deneyim, sitemizin/uygulamamızın çeşitli kısımlarda gösterilen Google reklamlarını ve destek çağrılarını görmediğiniz, %100 reklamsız ve çok daha temiz bir site deneyimi sunmaktadır. KreosusKreosus'ta her 10₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar. Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur. PatreonPatreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar. Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir. YouTubeYouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz. Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24-72 saat alabilmektedir. Diğer PlatformlarBu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz. Giriş yapmayı unutmayın!Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza üye girişi yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir. Destek Ol Raporla Raporlama sisteminin amacı, platformu uygunsuz biçimde kullananların önüne geçmektir. Lütfen bir içeriği, sadece düşük kaliteli olduğunu veya soruya cevap olmadığını düşündüğünüz raporlamayınız; bu raporlar kabul edilmeyecektir. Bunun yerine daha kaliteli cevapları kendiniz girmeye çalışın veya diğer kullanıcıları oylama, teşekkür ve kabul edilen cevap araçları ile daha kaliteli cevaplara teşvik edin. Kalitesiz bulduğunuz içerikleri eleyebileceğiniz, kalitelileri daha ön plana çıkarabileceğiniz yeni araçlar geliştirmekteyiz. İşlem Tipi Rapor Açıklaması Soru Sor Düzenleme Gerekçesi Soru Açıklama URL Kategori Gizlilik Kaynak Zorunluluğu Kurallar Platform Kuralları Bu platform, aklınıza takılan soruları sorabilmeniz ve diğerlerinin sorularını yanıtlayabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu platformun ek kurallarına da uymanız gerekmektedir. Gerçekten soru sorun, imâdan ve yüklü sorulardan kaçının. Sorularınızın amacı nesnel olarak gerçeği öğrenmek veya fikir almak olmalıdır. Şahsi kanaatinizle ilgili mesaj vermek için kullanmayın; yüklü soru sormayın. Bilim kimliğinizi kullanın. Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla sorular ve cevaplar, bilimsel perspektifi yansıtmalıdır. Geçerli bilimsel kaynaklarla doğrulanamayan bilgiler veya reklamlar silinebilir. Düzgün ve insanca iletişim kurun. Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır. Sahtebilimi desteklemek yasaktır. Sahtebilim kategorisi altında konuyla ilgili sorular sorabilirsiniz; ancak bilimsel geçerliliği bulunmayan sahtebilim konularını destekleyen sorular veya cevaplar paylaşmayın. Türkçeyi düzgün kullanın. Şair olmanızı beklemiyoruz; ancak yazdığınız içeriğin anlaşılır olması ve temel düzeyde yazım ve dil bilgisi kurallarına uyması gerekmektedir. Soru Ara Aradığınız soruyu bulamadıysanız buraya tıklayarak sorabilirsiniz. Alıntı Ekle Kurallar Komünite Kuralları Bu komünite, fark edildiğinde ufku genişleten tespitler içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir. Formu olabildiğince eksiksiz doldurun. Girdiğiniz sözün/alıntının kaynağı ne kadar açıksa o kadar iyi. Açıklama kısmına kitabın sayfa sayısını veya filmin saat/dakika/saniye bilgisini girebilirsiniz. Anonimden kaçının. Bazı sözler/alıntılar anonim olabilir. Fakat sözün anonimliğini doğrulamaksızın, bilmediğiniz her söze/alıntıya anonim yazmayın. Bu tür girdiler silinebilir. Kaynağı araştırın ve sorgulayın. Sayısız söz/alıntı, gerçekte o sözü hiçbir zaman söylememiş/yazmamış kişilere, hatalı bir şekilde atfediliyor. Paylaşımınızın site geneline yayılabilmesi için kaliteli kaynaklar kullanın ve kaynaklarınızı sorgulayın. Ofansif ve entelektüel düşünceden uzak sözler yasaktır. Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır. Sözlerinizi tırnak " içine almayın. Sistemimiz formatı otomatik olarak ayarlayacaktır. Tavsiye Et Aşağıdaki kutuya, [ESER ADI] isimli [KİTABI/FİLMİ] neden tavsiye ettiğini girebilirsin. Ne kadar detaylı ve kapsamlı bir analiz yaparsan, bu eseri [OKUMAK/İZLEMEK] isteyenleri o kadar doğru ve fazla bilgilendirmiş olacaksın. Tavsiyenin sadece negatif içerikte olamayacağını, eğer bu sistemi kullanıyorsan tavsiye ettiğin içeriğin pozitif taraflarından bahsetmek zorunda olduğunu lütfen unutma. Yapıcı eleştiri hakkında daha fazla bilgi almak için burayı okuyabilirsin. Kurallar Platform Kuralları Bu platform; okuduğunuz kitaplara, izlediğiniz filmlere/belgesellere veya takip ettiğiniz YouTube kanallarına yönelik tavsiylerinizi ve/veya yapıcı eleştirel fikirlerinizi girebilmeniz içindir. Tavsiye etmek istediğiniz eseri bulamazsanız, buradan yeni bir kayıt oluşturabilirsiniz. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu platformun ek kurallarına da uymanız gerekmektedir. Önceliğimiz pozitif tavsiyelerdir. Bu platformu, beğenmediğiniz eserleri yermek için değil, beğendiğiniz eserleri başkalarına tanıtmak için kullanmaya öncelik veriniz. Sadece negatif girdileri olduğu tespit edilenler platformdan geçici veya kalıcı olarak engellenebilirler. Tavsiyenizin içeriği sadece negatif olamaz. Tavsiye yazdığınız eserleri olabildiğince objektif bir gözlükle anlatmanız beklenmektedir. Dolayısıyla bir eseri beğenmediyseniz bile, tavsiyenizde eserin pozitif taraflarından da bahsetmeniz gerekmektedir. Negatif eleştiriler yapıcı olmak zorundadır. Eğer tavsiyenizin ana tonu negatif olacaksa, tüm eleştirileriniz yapıcı nitelikte olmak zorundadır. Yapıcı eleştiri kurallarını buradan öğrenebilirsiniz. Yapıcı bir tarafı olmayan veya tamamen yıkıcı içerikte olan eleştiriler silinebilir ve yazarlar geçici veya kalıcı olarak engellenebilirler. Düzgün ve insanca iletişim kurun. Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır. Türkçeyi düzgün kullanın. Şair olmanızı beklemiyoruz; ancak yazdığınız içeriğin anlaşılır olması ve temel düzeyde yazım ve dil bilgisi kurallarına uyması gerekmektedir. Tür Ekle Kurallar Komünite Kuralları Bu platform, yaşamış ve yaşayan bütün türleri filogenetik olarak sınıflandırdığımız ve tanıttığımız Yaşam Ağacı projemize, henüz girilmemiş taksonları girebilmeniz için geliştirdiğimiz bir platformdur. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir. Takson adlarını doğru yazdığınızdan emin olun. Taksonların sadece ilk harfleri büyük yazılmalıdır. Latince tür adlarında, cins adının ilk harfi büyük, diğer bütün harfler küçük olmalıdır Örn Canis lupus domesticus. Türkçe adlarda da sadece ilk harf büyük yazılmalıdır Örn Evcil köpek. Taksonlar arası bağlantıları doğru girin. Girdiğiniz taksonun üst taksonunu girmeniz zorunludur. Eğer üst takson yoksa, mümkün olduğunca öncelikle üst taksonları girmeye çalışın; sonrasında daha alt taksonları girin. Birden fazla kaynaktan kontrol edin. Mümkün olduğunca ezbere iş yapmayın, girdiğiniz taksonların isimlerinin birden fazla kaynaktan kontrol edin. Alternatif sinonim takson adlarını girmeyi unutmayın. Tekrara düşmeyin. Aynı taksonu birden fazla defa girmediğinizden emin olun. Otomatik tamamlama sistemimiz size bu konuda yardımcı olacaktır. Mümkünse, takson tanıtım yazısı Taksonomi yazısı girin. Bu araç sadece taksonları sisteme girmek için geliştirilmiştir. Dolayısıyla taksonlara ait minimal bilgiye yer vermektedir. Evrim Ağacı olarak amacımız, taksonlara dair detaylı girdilerle bu projeyi zenginleştirmektir. Girdiğiniz türü daha kapsamlı tanıtmak için Taksonomi yazısı girin. Tür Gözlemi Ekle Fotoğraflar Fotoğraf Ekle Gözlemin Yapıldığı Ülke Gözlemin Yapıldığı Şehir Gözlem Açıklaması Kurallar Komünite Kuralları Bu platform, bizzat gözlediğiniz türlerin fotoğraflarını paylaşabilmeniz için geliştirilmiştir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir. Net ve anlaşılır görseller yükleyin. Her zaman bir türü kusursuz netlikte fotoğraflamanız mümkün olmayabilir; ancak buraya yüklediğiniz fotoğraflardaki türlerin özellikle de vücut deseni gibi özelliklerinin rahatlıkla ayırt edilecek kadar net olması gerekmektedir. Özgün olun, telif ihlali yapmayın. Yüklediğiniz fotoğrafların telif hakları size ait olmalıdır. Başkası tarafından çekilen fotoğrafları yükleyemezsiniz. Wikimedia gibi açık kaynak organizasyonlarda yayınlanan telifsiz fotoğrafları yükleyebilirsiniz. Paylaştığınız fotoğrafların telif hakkını isteyemezsiniz. Yüklediğiniz fotoğraflar tamamen halka açık bir şekilde, sınırsız ve süresiz kullanım izniyle paylaşılacaktır. Bu fotoğraflar nedeniyle Evrim Ağacı’ndan telif veya ödeme talep etmeniz mümkün olmayacaktır. Kendi fotoğraflarınızı başka yerlerde istediğiniz gibi kullanabilirsiniz. Etik kurallarına uyun. Yüklediğiniz fotoğrafların uygunsuz olmadığından ve başkalarının haklarını ihlâl etmediğinden emin olun. Takson teşhisini doğru yapın. Yaptığınız gözlemler, spesifik taksonlarla ilişkilendirilmektedir. Takson teşhisini doğru yapmanız beklenmektedir. Taksonu bilemediğinizde, olabildiğince genel bir taksonla ilişkilendirin; örneğin türü bilmiyorsanız cins ile, cinsi bilmiyorsanız aile ile, aileyi bilmiyorsanız takım ile, vs. Tür Ara Aradığınız türü bulamadıysanız buraya tıklayarak ekleyebilirsiniz. İnsanların doğru yolu bulabilmeleri ve yaratılış gayelerine göre hayatlarını tanzim edebilmeleri için, peygamberler gönderilmektedir. Hadislerde yaklaşık peygamberin geldiğinden bahsedilmektedir. Cenab-ı Hak insanların sahipsiz ve kılavuzsuz kalmamaları için, her zaman ve mekana peygamberler göndermiş, insanları irşad eden bu kutlu kişilere mucizeler, dillerine hikmetli sözler, yüzlerinde nuraniyet ve ellerine de kitaplar veya suhuflar kutlu peygamberlerin hepsi aynı makamda değildir. Peygamberlerin başında, Ulu-l azm dediğimiz en büyük peygamberler gelmektedir. Bunlardan birisi de Kur’anda İbn-i Meryem ve Mesih olarak anılan Hz. İsa İsa Peygamberimiz gibi, ömrünün sonlarına kadar, hak dini, Allah’ın birliğini ve imanın esaslarını insanlara anlatmış ve bütün sıkıntılara rağmen tebliğ vazifesinden bir an bile durmamıştır. Davasındaki sebat, sadakat ve samimiyeti düşmanları olan Yahudilerin kinlerini ve düşmanlıklarını daima artırıyordu. Bu nedenle Yahudiler, O’nun vücudunu ortadan kaldırmaya karar verip, bu uğurda yapılması gereken her türlü planı yapmaya ant İsa’nın as ve havarilerin yerini bulması için Tatyanos Yuda ismindeki bir münafığı görevlendirdiler. Mekanları tespit edildikten sonra, orayı dört bin kişiye yakın bir toplulukla kuşatıp, dost olarak bilinen fakat hakiki iman etmemiş olan Yuda’yı da içeriye gönderdiler. Yuda içeride kimseyi bulamadı. Bunu haber vermek için dışarı çıktığında, Cenab-ı Hak onun yüzünü Hz. İsa as’a benzetti. Yahudiler onu gördüklerinde, Hz. İsa as’ı bulmanın verdiği sarhoşlukla onun feryatlarını dinlemeden alıp götürdüler. Yuda’nın “Ben İsa değilim.” demesine kimse aldırış etmeden, onu çarmıha gerip öldürdüler. Bu durumu Kur’an-ı Kerim şu şekilde haber vermektedir“Biz, 'Allah'ın Resulü Meryem oğlu Mesih İsa'yı gerçekten öldürdük.' demeleri nedeniyle de onlara böyle bir ceza verdik. Oysa onu öldürmediler ve onu asmadılar. Ama onlara onun benzeri gösterildi. Gerçekten onun hakkında anlaşmazlığa düşenler, kesin bir şüphe içindedirler. Onların bir zanna uymaktan başka buna ilişkin hiçbir bilgileri yoktur. Onu kesin olarak öldürmediler.” Nisa, 4/157Çalışmamızın ileriki kısımlarında, Hz. İsa as’ın tekrar geleceği ile ilgili delilleri vermeye çalışacağız. Burada İsa as’ın niçin geleceği ile ilgili meseleyi tahlil etmeye gayret edeceğiz. Bilindiği gibi, şu anda dünya üzerinde bulunan Hristiyanların sayısı ve maddi kuvvetleri epey fazladır. Dünya nüfusunun büyük bir bölümü Hristiyan olmakla beraber, maddi bakımdan dünyanın en zengin ve varlıklı insanları yine Allah’ın imtihan için gönderdiği insanlara daima yol gösterecek peygamberleri göndermesi değişmez bir ilahi kanundur. Hem madem en az sayıdaki toplumlara da zamanında peygamberler gönderilmiştir. Hem madem İsa as’ın ümmeti olup, yanlış bir itikat taşıyan ciddi bir potansiyel toplum var. Hem madem ahir zamanda Müslümanların deccal ve süfyan denilen din düşmanlarına karşı koymaları zorlaşmış ve onlara yardımcı olacak ciddi bir kuvvet lazım olmuştur. Hem madem Hz. İsa ahir zaman peygamberi Hz. Muhammed ümmeti olmak istemesi ve bunun için ısrarla dua etmesi meşhurdur.1Elbette Hakim, Rahim ve Adil olan Allah hem Hristiyanların hak dine kavuşmaları hem Müslümanların ciddi bir kuvvete sahip olup şer kuvvetlere galip gelmeleri ve hem de Hz. İsa duasının kabulü için, O kutlu zatı yine dünyaya göndermesi hikmet, rahmet ve adaletinin İsa Dünyaya tekrar teşrif edeceğinin delilleri Hz. İsa dünyaya tekrar döneceği ile ilgili olarak ilim dünyasında, çok farklı yorumlar yapılmaktadır. Bazıları, Cenab-ı Hakkın böyle bir adetinin daha önce cereyan etmediği ve Peygamberimiz son peygamber olduğunu ilan eden ayet-i kerimeyi delil getirerek hiç gelmeyecek demektedirler. Bazıları da “Evet Hz. İsa gelecek, fakat şahsı itibariyle değil feyiz ve bereketinin dünyaya gelmesi ve bunun neticesinde Hristiyanlığın tahrifattan sıyrılıp safileşmesi olarak gelecek.” diyorlar. Bazıları ise hem ayetlere, hem hadislere ve hem de muhakkik alimlere dayanarak, Hz. İsa hem beşer ve hem de şahs-ı manevi olarak dünyaya teşrif edeceğini ifade etmektedirler. Bu makamda şu konuyu açıklığa kavuşturmakta fayda vardır. O da Hz. İsa gelişi bir peygamber olarak değil, bir veli ve ümmet-i Muhammed bir ferd olarak Kur’an Ayetlerinden Deliller “Hani Allah, İsa'ya demişti ki 'Ey İsa, doğrusu seni ben vefat ettireceğim ve seni kendime yükselteceğim, seni inkar edenlerden temizleyeceğim ve sana uyanları kıyamete kadar inkara sapanların üstüne geçireceğim. Sonra dönüşünüz yalnızca banadır, hakkında anlaşmazlığa düştüğünüz şeyde aranızda ben hükmedeceğim.'” Al-i İmran, 3/55. Müfessirlerimiz bu ayetten Hz. İsa dünyaya tekrar teşrif edeceğinin sonucunu çıkarmaktadırlar. Şöyle ki bu ayette kıyamet vaktinde Hz. İsa tabi olan ve inkarcılara galip gelecek bir topluluktan bahsedilmektedir. Kendi zamanında bulunan havarilerin az ve mağlup olması, kendisinden sonra gelenlerin yaklaşık 300 sene yine sefalet ve mağlubiyet içerisinde olması ve ondan sonra gelenlerinde itikadi olarak ciddi bozulması gösteriyor ki, burada kastedilen topluluk kıyamete yakın zuhur edecek bir topluluktur. Bu topluluğun safileşmesi ve hak dine girmesi de kendi kendine olmayacağına göre, bu işi yapacak zatın Hristiyanların reddedemeyeceği harika bir zat olabilir ki, O da Hz. İsa dır. Çünkü ayetin "sana uyanları kıyamete kadar inkara sapanların üstüne geçireceğim" kısmı, Hz. İsa inanan ve kıyamete kadar yaşayacak olan bir topluluğu haber vermektedir. Şüphesiz ki bu topluluk, Hz. İsa yeryüzüne tekrar gelişiyle ortaya çıkacaktır. Ve tekrar dünyaya gelişi sırasında bu kutlu insana tabi olanlar, kıyamete kadar inkar edenlere üstün kılınacaktır.“Andolsun, Kitap Ehlinden, ölmeden önce ona inanmayacak kimse yoktur. Kıyamet günü, o da onların aleyhine şahit olacaktır.” Nisa, 4/159. Müfessirlerimizin bir kısmı, yukarıdaki ayette yer alan "ölmeden önce ona inanmayacak kimse yoktur" ifadesinde geçen “ona” zamiri için, Hz. İsa bahsedildiğini savunuyorlar. Çünkü bu ayet-i kerimeden evvelki, Nisa suresi 157. ve 158. ayetler doğrudan doğruya Hz. İsa bahsetmektedirler. Bu ayetlerin devamı olarak gelen 159. ayette de hem devamlılıktan ve hem de manadan yola çıkarak “o” zamirinin, Hz. İsa işaret ettiğini ifade ederler. Çünkü, Hz. İsa zamanında yaşayan ehl-i kitab insanlar, sadece Yahudilerdi. Yahudilerin de Hz. İsa inanmadıkları ve düşman oldukları da aşikardı. Öyleyse bütün ehl-i kitab olanların kendisine iman edecekleri bir zamanı ayet bize haber veriyor. Madem şimdiye kadar böyle bir hadiseye rastlayamıyoruz. Öyleyse kıyamete yakın Hz. İsa tekrar geleceği ve insanları irşad edeceği kesinlik kazanmaktadır. Bu ayet hakkında alim sahabelerden Abdullah bin Abbas "Bu ayet, Meryem oğlu İsa'nın ortaya çıkışına delildir... Bütün Ehl-i Kitap Hz. İsa'nın ölümünden önce ona iman edecektir." demiştir. Katade bu ayeti yorumlarken "Hz. İsa indiği zaman bütün insanlar ona iman edecek ve o kıyamet gününde de onlara şahit olacaktır."2 diyor.“Allah şöyle diyecek 'Ey Meryem oğlu İsa, sana ve annene olan nimetimi hatırla. Ben seni Ruhu'l-Kudüs ile destekledim, beşikte iken de yetişkin iken de insanlarla konuşuyordun. Sana Kitab'ı, hikmeti, Tevrat'ı ve İncil'i öğrettim..." Maide, 5/110; aynı mealde ifadeler Al-i İmran, 3/45-48 Müfessirlerimiz, bu Ayet-i kerimeler de geçen “kitab” kelimesinin doğrudan kur’ana işaret ettiğini, bundan da Hz. İsa Kur’anı talim edeceği ve okuyacağı belirtilmektedir. Çünkü, başka ayetlerde Kur’an için “kitab” tabiri kullanılmaktadır. Mesela, “Allah... O'ndan başka İlah yoktur. Diridir, kaimdir. O, sana Kitab'ı Hak ve kendinden öncekileri doğrulayıcı olarak indirdi. O, Tevrat ve İncil'i de indirmişti.” Al-i İmran, 3/2-3. Ayrıca Bakara suresi, 89. ve 151. ayetleri de aynı manaya kuvvet vermektedir. Demek, Hz. İsa öğretilecek 3. kitabın Kur’an olduğu ve bu durumun ancak İslam dininden sonra vuku bulacağı gerçeği güneş gibi ortaya çıkmış olur.“Şüphesiz O, kıyamet saati için bir ilimdir. Öyleyse ondan yana hiçbir kuşkuya kapılmayın ve bana uyun. Dosdoğru yol budur.” Zuhruf, 43/61. Bu ayet-i kerimeden evvelki ayetler doğrudan Hz. İsa bahsettiklerinden dolayı, bu ayette geçen "Şüphesiz o, kıyamet saati için bir ilimdir." ifadesini, O’nun geldiği zamanına kayıtlamak mümkün değildir. Çünkü, Kur’an kıyamet alametleri olarak bilgi verecekse, istikbaldeki hadiselerden bilgi vermesi gerekir. Demek bu Ayet-i kerime, Hz. İsa kıyamete yakın bir zamanda tekrar dünyaya geleceği ve bu dönüşün bir kıyamet alameti olacağını haber vermektedir. Katade Zuhruf Suresi'nin 61. ayetini ise, "Hz. İsa'nın nüzulu, kıyamet için bir işarettir." sözleriyle açıklamaktadır.3"Allah şöyle diyecek 'Ey Meryem oğlu İsa, sana ve annene olan nimetimi hatırla. Ben seni Ruhu'l-Kudüs ile destekledim, beşikte iken de, yetişkin iken de insanlarla konuşuyordun…" Maide, 5/110; aynı mealde ifadeler Al-i İmran, 3/46. Müfessirlerimiz, bu ayet-i kerimelerde geçen "yetişkin iken" ifadesinden Hz. İsa tekrar geleceğini istihraç etmişlerdir. Şöyle ki;Bu ayetlerde geçen yetişkin ifadesinin Arapça karşılığı “kehlen” dir. Ve bu ifade, Kur’anda iki yerde ve Hz. İsa için kullanılmaktadır. “Kehlen” kelimesi ise "otuz - elli yaşları arasında bulunan, gençlik devresini bitirip ihtiyarlığa ayak basan ve yaşı kemale ermiş kimse" anlamına gelmektedir. Alimlerimiz ise, “kehlen” kelimesi için, "35 yaş sonrası döneme işaret ediyor" diye ittifak etmişlerdir. Madem bu kelime Kur’anda iki yerde geçmektedir ve Hz. İsa bahsetmektedir. Hem madem Hz. İsa bu kelimenin ifade ettiği yaştan evvel insanların arasından ayrılmıştır. Hem madem 35 yaştan büyük olduğunda da insanlarla konuşmaya devam edecektir. Hem madem böyle bir tabir başka hiçbir peygamber için kullanılmamıştır. Öyleyse bu “kehlen” tabiri, Hz. İsa dünyaya tekrar gelişini müjdeliyor denilebilir. Sahebelerden İbn Zeyd da bu kanaattedir.42. Hadislerden DelillerPeygamber Efendimiz Hz. İsa tekrar dönüşü ve yapacağı hizmetlerle alakalı bilgileri, Kur’ana göre daha açık ve net ifadelerle bize haber vermektedir. Bu haberler, başta altı sahih ve değerli hadis kitaplarımız olan Kütüb-ü Sittede ve diğer sahih hadis kitaplarında geniş bir şekilde belirtilmiştir. Peygamberimiz asm'in Hz. İsa ilgili verdiği haberleri ve bunların kısa yorumlarını aktarmaya çalışalım"Sizler on alameti görmedikçe hiçbir zaman kıyamet kopmaz... Biri de İsa as'ın inmesi..."5Bu hadiste Hz. İsa tekrar geleceği çok açık ifadelerle belirtilmektedir."Vallahi Meryem oğlu Hz. İsa Aleyhisselam, …hacc yapmak veya umre yapmak yahut da her ikisini de yapmak için icabet edecektir."6Bu hadiste hem Hz. İsa tekrar geleceği ve hem de İslam dininin emirlerini yerine getireceği gayet net bir şekilde ortaya konulmuştur."Kıyamet on alamet görülmedikçe kopmaz Duman, Deccal, Dabbetu'l arz, Güneş'in batıdan doğması, İsa'nın yeryüzüne inmesi..."7 Kıyametin binlerce alametinin en büyüklerinden olan on tanesi içerisine Hz. İsa tekrar geleceğinin yer aldığı, Hz. Peygamber bu hadisiyle haber veriyor."Nefsim kudret elinde olan Allah'a yemin ederim ki, Meryem oğlu İsa'nın adalet sahibi olarak inmesi yakındır..."8 Hz. İsa yapacağı bir çok hizmetten birisi de adaleti tesis etmek olduğu, yukarıdaki hadisten anlaşılmaktadır."İsa inecek; emirleri 'Haydi gel, bize namaz kıldır!' diyecek. Buna karşılık 'Kiminiz kiminizin emiridir. Bu, Allah'ın bu ümmete bir lütfu ve keremidir.' diyecek."9 Bu hadiste de Hz. İsa ineceği ve Müslümanların emirine namazda tabi olacağı müjdelenmektedir. Buna işaret eden başka bir hadis-i şerif meali de şöyledir “Hazret-i İsa as gelir, Hazret-i Mehdî'ye namazda iktida eder, tabi' olur.”10"Vallahi muhakkak ve muhakkak Meryem oğlu İsa inecek, hem adil bir hakem, adaletli bir hükümdar olarak inecek..."11 Burada Hz. İsa dünyaya teşrif ettiğinde adil bir hakem ve hükümdar olacağı bildirilmektedir."İmamınız kendinizden olduğu halde, Meryem oğlu sizin içinize indiği zaman sizler nasıl olursunuz?"12Hz. İsa Müslümanların içerisine ineceği, bu ifadelerle açık beyan haber İslam Alimlerinden Delillerİslam alimleri ayet ve hadislere dayanarak Hz. İsa tekrar dünyaya teşrif edeceğini haber vermişlerdir. Bu alimlerin başında sahabe efendilerimiz gelmektedir. Onların bazılarının görüşlerini ayet-i kerimeleri açıklarken vermeye çalıştık. O’nun bir insan olarak dünyaya geleceğini çoğu alimler kabul etmekle beraber, bazı azınlıkta kalan alimlerimiz Hz. İsa manevi olarak dünyaya teşrif edeceğini iddia etmektedirler. Yani bu alimlere göre; hem Hristiyanlık ve hem de İslam dininin kuvvet bulması ve birbirlerine yaklaşıp din düşmanlarını mağlup etmeleri, O’nun manevi gelişi ve bereketiyle temin edilecektir. Yoksa O’nun insan olarak tekrar gelişi olmayacaktır. Şimdi Hz. İsa geleceği ile ilgili ilim adamlarımızın verdikleri beyanattan bazılarını aktarmaya çalışalım• Hz. İsa'nın tekrar geleceğini nakleden alimlerin başında İmam-ı Azam Ebu Hanife gelmektedir. Ebu Hanife; "Deccal'in, Ye'cüc ve Me'cücün çıkması, Güneş'in batıdan doğması, İsa as'ın gökten inmesi ve diğer kıyamet alametleri, sahih haberlerde varid olduğu vech ile haktır ve olacaktır." diyor.13• Es Seffarini, “Levami” adlı eserinde, İslam alimlerinin bu konuda ittifak halinde olduklarını şöyle ifade eder Bütün ümmet, Meryem oğlu İsa'nın ineceği hususunda ittifak etmiştir. Şeriat ehlinden hiç kimse bu hususta muhalif olmamıştır.14•Büyük İslam alimi Seyyid Alusi de “Ruhu'l-Meani” tefsirinde, Hz. İsa'nın inişi konusunda ehl-i sünnetin söz birliği yaptığını, bu konuda haberlerin manevi tevatür derecesine ulaşacak kadar meşhur olduğunu, Hz. İsa'nın gelişine imanın vacip olduğunu açıklamıştır.15• İmam Kevseri de “Hz. İsa'nın inişiyle ilgili hadis-i şerfilerdeki tevatür, "tevatür-i manevidir." Sahih sağlam ve hasen güzel hadis-i şerifin her biri, farklı manalara delalet etmekle birlikte hepsi de Hz. İsa'nın ineceği hususunda söz birliği içindedirler ki, bu, hadis ilminin kokusunu koklayan bir kimse için inkarı mümkün olmayan bir gerçektir…”16• Alim İbn-i Kesir ise, konuyla ilgili ayetlerin tefsirini yaptıktan ve ilgili hadisleri açıkladıktan sonra düşüncesini şöyle ifade etmektedir"İşte bunlar Resulullah mütevatir olarak rivayet edilmiştir ve bu hadis-i şeriflerde, Hz. İsa'nın nasıl ve nereye ineceği hususu açıklanmıştır… Hz. İsa'nın cesed-i şerifiyle dünyaya ineceği hakkında zikredilen sahih ve mütevatir hadis-i şerifler, tevile başka şekilde yorumlanmaya elverişli değildir."17• Şevkani de İsa as'ın ineceğine dair hadislerin sayısının 29'a ulaştığını söyleyerek, bunları bir bir nakletmiş ve sonunda"Bizim naklettiğimiz hadisler görüldüğü gibi tevatür sınırına ulaştı. Bu beyanımızla şu sonuca varılıyor ki, beklenen Mehdi hakkındaki hadisler, Deccal hakkında hadisler ve İsa as'ın inmesine dair hadisler mütevatirdir." demiştir.18• Hadis alimi Kettani'nin de “Nazmü'l-Mütenasır” isimli eserinde "Hz. İsa'nın inişinin kitap, sünnet ve icma-ı ümmet ile sabit olduğunu, bu husustaki hadislerin, ayrıca Deccal ve Mehdi hakkındaki hadislerin de mütevatir olduğunu" savunduğu görülür.19• İmam-ı Rabbani aşağıdaki hadis-i şerif gibi bazı rivayetlerden Hz. İsa geleceğini açık bir şekilde beyan etmektedir. "Ashab-ı Kehf, Hz. İsa'nın yardımcıları olacaklardır." Hz. İsa Hz. Mehdi zamanında yere inecektir. Hz. Mehdi, Deccal'in yok edilişinde Hz. İsa'ya muvafakat eder. Onun saltanatı zamanında, Ramazan ayının on dördünde Güneş tutulacaktır; o ayın ilkinde ise Ay kararacak. Bunların oluşu, adetin ve müneccimlerin hesabı hilafına ihtilafına sebep olacaktır."204. Asrımız Alimlerinden Bediüzzaman Said Nursi’nin Hz. İsa ile İlgili Getirdiği Delil ve YorumlarıBediüzzaman Said Nursi’nin Hz. İsa dünyaya tekrar teşrifleri, nasıl geleceği ve yapacağı faaliyetlerle ile ilgili çok çarpıcı ve net ifadeleri mevcuttur. Bediüzzaman Hazretlerine göre• Hz. İsa kesinlikle dünyaya teşrif edecektir. Fakat Hz. İsa semavattan gelişi iki aşamada olacağını; bunlardan birisinin manevi olarak gerçekleşeceği ve Hristiyanlığın yanlış fikirlerden arınması ve manen İslamiyet’e inkılap etmesi şeklinde olacaktır.“İşte böyle bir sırada, o cereyan pek kuvvetli göründüğü bir zamanda, Hazret-i İsa Aleyhisselâm'ın şahsiyet-i maneviyesinden ibaret olan hakikî İsevîlik dini zuhur edecek, yani rahmet-i İlahiyenin semasından nüzul edecek; hâl-i hazır Hristiyanlık dini o hakikata karşı tasaffi edecek, hurafattan ve tahrifattan sıyrılacak, hakaik-i İslâmiye ile birleşecek; manen Hristiyanlık bir nevi İslâmiyete inkılab edecektir. Ve Kur'ana iktida ederek, o İsevîlik şahs-ı manevîsi tâbi' ve İslâmiyet metbu' makamında kalacak; din-i hak bu iltihak neticesinde azîm bir kuvvet bulacaktır.”İkinci inişinin ise maddi ve cesedi bir iniş olacağını haber veriyor“Dinsizlik cereyanına karşı ayrı ayrı iken mağlub olan İsevîlik ve İslâmiyet ittihad neticesinde, dinsizlik cereyanına galebe edip dağıtacak istidadında iken; âlem-i semavatta cism-i beşerîsiyle bulunan şahs-ı İsa Aleyhisselâm, o din-i hak cereyanının başına geçeceğini, bir Muhbir-i Sadık, bir Kadir-i Külli Şey'in va'dine istinad ederek haber vermiştir. Madem haber vermiş, haktır; madem Kadir-i Külli Şey' va'detmiş, elbette yapacaktır.”21• Hz. İsa dünyaya gelişinin İlahi kudret açısından bir zorluk teşkil etmeyeceği, aksine Allah’ın her zaman uyguladığı bir kanun olduğunu şu ifadelerle ortaya koymaktadır"Evet her vakit semavattan melaikeleri yere gönderen ve bazı vakitte insan suretine vaz'eden Hazret-i Cibril'in "Dıhye" suretine girmesi gibi ve ruhanîleri âlem-i ervahtan gönderip beşer suretine temessül ettiren, hattâ ölmüş evliyaların çoklarının ervahlarını cesed-i misaliyle dünyaya gönderen bir Hakîm-i Zülcelal, Hazret-i İsa Aleyhisselâm'ı, İsa dinine ait en mühim bir hüsn-ü hâtimesi için, değil sema-i dünyada cesediyle bulunan ve hayatta olan Hazret-i İsa, belki âlem-i âhiretin en uzak köşesine gitseydi ve hakikaten ölseydi, yine şöyle bir netice-i azîme için ona yeniden cesed giydirip dünyaya göndermek, o Hakîm'in hikmetinden uzak değil.. belki onun hikmeti öyle iktiza ettiği için va'detmiş ve va'dettiği için elbette gönderecek." 22• Hz. İsa Müslümanların emiri olan Hz. Mehdi’ye tabi olacaktır. Bu tabi olmanın neticesinde İslami kaide ve ahlakın tüm dünyaya yayılışı gerçekleşmiş olacaktır."'Hazret-i İsa Aleyhisselam gelir, Hz. Mehdi’ye namazda iktida eder, tabi olur.' diye rivayeti bu ittifaka ve Hakikat-i Kur’aniye’nin metbuiyetine ve hakimiyetine işaret eder."23• Hz. İsa en büyük işlerinden birisi de Deccali öldürmektir Bediüzzaman; "İsa Aleyhisselâm büyük Deccal'ı öldürür." Tirmizi, Fiten 62 hadis-i şerifine şöyle bir yorum getirir.“Sihir ve manyetizma ve ispirtizma gibi istidracî hârikalarıyla kendini muhafaza eden ve herkesi teshir eden o dehşetli Deccal'ı öldürebilecek, mesleğini değiştirecek; ancak hârika ve mu'cizatlı ve umumun makbulü bir zât olabilir ki O zât, en ziyade alâkadar ve ekser insanların peygamberi olan Hazret-i İsa Aleyhisselâm'dır."24• Hz. İsa herkes tarafından tanınmayacaktır.“Hazret-i İsa Aleyhisselâm geldiği vakit, herkes onun hakikî İsa olduğunu bilmek lâzım değildir. Onun mukarreb ve havassı, nur-u iman ile onu tanır. Yoksa bedahet derecesinde herkes onu tanımayacaktır.”25Cenab-ı Hak bizi O kutlu zata hakiki dost ve yolunu gözleyip davasında çalışan, O’nu sevip arzulayan insanlardan eylesin. Amin...Dipnotlar1 bk. Ruhul Beyan.2 bk. bk. Sami Baybal, İbrahimi Dinlerde Mesih'in Dönüşü, Yediveren Kitap, Temmuz 2002, s. 238-240.3 bk. age.4 bk. age.5 bk. Müslim, Kitabü-l Fiten 39.6 bk. Müslim, Hacc 216, 1252.7 bk. Rudani, Büyük Hadis Külliyatı, 5. cilt, s. 362.8 bk. Buhari, Kitabü'l-Büyu' 102.9 bk. Rudani, s. 380.10 bk. Said Nursi, Şuâlar sh 587; Buharî 1 / 83 hadîs no 1406 ve 5/208.11 bk. Nevevi Şerhi, Sahih-i Müslim; cilt 2, bk. Buhari, Enbiya 3/1272.13 bk. Ebu Hanife, Fıkh-ı Ekber, Çeviren H. Basri Çantay, Ankara, 1982.14 bk. Ahmet Mahmut Ünlü, Nüzul-i Mesih Risalesi, Ekmel Yayıncılık, İstanbul, 1998, bk. age.16 bk. age.17 bk. İbn-i Kesir, 1/578-582.18 bk. Sünen-i İbn-i Mace, 10/338.19 bk. Zeki Sarıtoprak, İslam İnancı Açısından Nüzul-i İsa Meselesi, Çağlayan Yayınları, İzmir, 1997, bk. İmamı Rabbani, Mektubat, 381. Mektup, bk. Bediüzzaman, Mektubat, On Beşinci Mektup.22 bk. age.23 bk. Şualar, Beşinci Şua.24 bk. age.25 bk. Bediüzzaman, Mektubat, On Beşinci Mektup. selamün aleyküm hocam isa as ve musa as efendilerimizi ümmet-i muhammed aleyhisselatu vesselamdan olmak istediğine dair dualarının olduğu söyleniyor aslı nedir bu arada kandiliniz mübarek olsun. Gökhan Esmaoğlu - Facebook ******* Ve aleyküm selam kardeşim; Mâlum olduğu üzere Ümmet-i Muhammed birçok yönleriyle övülen bir ümmettir. Diğer İlâhi kitaplarda ve en son olarak Kur’ân-ı Kerim’de de övülmüştür. İsâ aleyhisselâm İncil’de, bu ümmetin övgü dolu sıfatlarını gördüğünde, onlardan eylemesi için Allah Teâla’ya duâ etmiş, Allah da onun duâsını kabul etmiştir. Günü geldiğinde yeryüzüne inmesi bunun içindir. Yani İsâ aleyhisselâm Peygamber Efendimiz’e ümmet olmak için inecektir. Bkz. Hakiki İncil’de Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa’nın efdaliyetini / üstünlüklerini gören Hz. İsa O’nun ümmetinden olmak için dua etmiş, Allah Teâla duasını kabul buyurmuştur. [Bkz. Canan, İbrahim, Kütüb-i Sitte Muhtasarı Terc. Ve Şerhi, Akçağ Yayınları, Ankara, 1992, 14, 266 vd.; Herkese Lâzım Olan İman, Ebu’l-Baha Ziyaeddin Mevlana Halid b. Ahmed Halid-i Bağdadî, 1242/1827, Trc Kemahlı Feyzullah Efendi, 6. bsk., İstanbul, 1989] Soruyu şöyle de sorabiliriz Hz. İsâ aleyhisselâm niçin Ümmet-i Muhammed’den olmak için dua etti? Onu buna sevk eden sâik neydi? Sevgili Peygamberimiz daha dünyaya gelmeden önce ruhlar âleminde de diğer peygamberlerin aleyhimüsselâm gıpta edeceği / imreneceği bir mertebeye, makam ve mevkiye sahipti. Her peygamber, Rasûlullah Efendimizin yerinde olmak istiyordu. Barnabas İncili’nin muhtelif yerlerinde Hz. İsâ aleyhisselam, Fahr-i Kâinat Efendimizin şânı için onun ayakkabısının bağını bağlama şerefine nail olmayı dilemektedir. İmam-ı Rabbani hazretleri Mektubat-ı Şerifelerinde şu bilgileri vermektedir Rivayete göre ruhlar âleminde her peygamber, Rasûl-i Ekrem Efendimizin ümmeti olmak için dua etmiş, yalnız Hz. İsâ’nın duası kabul görmüştür. O kıyamete yakın Hz. Mehdî aleyhirrahmeti verrıdvân’a tabi olmak üzere gelecektir. Aslında rasûller arası olan bin yıllık süre sadece bizim Peygamberimiz için uzatılmış, Hz. İsâ aleyhisselam’ın kalan dünyalık ömrü gibi 500 yıllık risalet ömrü de bizim peygamberimizin risalet ömrüne eklenmiştir.’ Eserlerde geçen bir başka izah ve nakil de şöyledir İsâ aleyhisselâm bütün seneyi oruçla geçirdiğinden, baştan sona tüm vücûdu nûr olmuştu. Civarındaki melekleri ve rûhânîleri görürdü. Allah Teâlâ’ya, - Yâ Rabbî! Benden fazla bu devlete mazhar kıldığın kulun var mı, diye niyâzda bulundu. Allah Teâlâ - Âhir zaman Nebîsi Muhammed Mustafa’nın ümmetleri, senede bir ay Ramazan orucu tutacaklar. Onların bu ameli senin orucundan efdâl olacak, buyurdu. İsâ aleyhisselâm - Yâ Rabbî, onlar ayda bir defa mı iftar edecekler? - Hayır. - On beş günde bir mi? - Hayır. - Yâ Rabbî, üç günde bir mi iftar edecekler? - Hayır. Sahurda yemek suretiyle günde bir defa akşamleyin de iftar edecekler, buyurunca başını secdeye koyup Cenâb-ı Hakk’a günlerce niyazda bulundu. Ve, “Yâ Rabbî, beni o peygambere ümmet eyle”, diye yalvardı. Kezâ, İsâ aleyhisselâm, Kur’an-ı Kerîm’in ruhu olan Fâtiha-i Şerîfe’nin, Kur’an-ı Kerîm’in kalbi olan Yâsîn-i Şerîf’in ve Taahaa Sure-i Celîlesinin Arş-ı Âlâ’daki esrârını, makamlarını ve nûrlarını görüp, “Bunları bana ihsan buyur”, diye duâ ettiğinde, Allah Teâlâ; - Onlar Habîbim’e mahsustur, buyurdu. İsâ aleyhisselâm bu ümmetten olma arzusundaki ısrarından dolayı âhir zamanda, Hz. Mehdî aleyhirrahmeti verrıdvân devrinde nüzûl edip, müştereken decâcilenin habâsetine son verecekleri eser[*]lerde gelmiştir. İsâ İsâ aleyhisselâm gibi büyük bir peygamber böylece Ümmet-i Muhammed’den olmuştur. *** Âlimler, İsâ aleyhisselâmın yeryüzüne inişinin Kitap, Sünnet ve İcma ile sabit olduğunu… Ve bunun mütevatir hadislere dayanan bir itikat / inanç meselesi haline geldiğini, inkâr edenin küfrüne hükmedileceğini bildirmişlerdir. Yine bazı âlimlere göre, İsâ aleyhisselâmın yeryüzüne ineceğini bildiren hadislerin toplamı 29’u bulmakta ve tevatür derecesine ulaşmaktadır. [Bkz. İbn Mâce, Sünen, 10/338] Sahih-i Müslim’de de aynı kayıt vardır. [Bkz. Müslim, Sahih, 2/58] Şöyle der “Beklenen Mehdî ve Deccâl hakkında rivayet edilen hadisler olduğu gibi Hz. İsa bin Meryem'in ineceği hakkındaki hadisler de tevatür derecesine ulaşmıştır.” [Sıddık Hasan Han, es-Seyyid Muhammed Sıddık el-Kannucî, el-İzaa Kahire 1407/1986, s. 114] İbni Kesir Tefsirinde, Zuhruf sûresinin 61. âyetinde geçen İsa aleyhisselâmın Kıyamet alâmeti oluşu hakikatini açıklarken, onun Kıyamet kopmadan önce ineceğini bildiren rivayetlerin tevatür derecesine geldiğini bildirmektedir. Şeyh Abdülfettah Ebû Gudde de, Hz. İsa’nın yeryüzüne inip Deccâl’i öldürüceğine dair rivayetlerin tevatür derecesini bulduğunu belirtir. İbn Hacer’in rh. Fethu'l-Barî'sinde de, Hz. Mehdî aleyhirrahmeti verrıdvân’ın bu ümmetten olacağı, Hz. İsa'nın onun arkasında namaz kılacağıyla ilgili hadislerin mütevatir oldukları kaydı da yer almaktadır. [İbn Mâce, Sünen, 10/338] Sadeddin Taftazanî rh. de, Şerhu'l-Makasıd’ında, Hz. İsa'nın inişiyle ilgili birçok sahih hadis bulunduğunu ve bunların mütevâtiru'l-mânâ olduğunu kaydeder. [Taftazanî, Mes’ûd bin Ömer bin Abdillah, Şerhu'l-Makasıd, İstanbu, 1277, Hatime, 8; 2/307] Ayrıca bkz. *** Yukarıda kaynak olarak ismi geçen Kitâbü’l-Vefâ fî Fedâili’l-Mustafâ adlı eserde şöyle nakledilmektedir Bir gün Kabü’l-Ahbâr[**] rahımehullah, bir Yahudi âliminin ağladığını gördü. - Niçin ağlıyorsun? diye sordu. Yahudi âlim söylemedi. Hz. Kab, İstersen seni ağlatan şeyleri sana söyleyeyim’, dedi. Yahudi âliminin, - Söyle, demesi üzerine şöyle dedi - Musa aleyhisselam Tevrat’tan okuyarak “Yâ Rabbi! Ben bir ümmet gördüm ki, onlar ümmetlerin hayırlısıdır. İman etmeleri için insanlara emr-i maruf ve nehy-i münker yaparlar. İlk ve son kitaba inanırlar. Deccal ile savaşırlar. Bunları bana ümmet eyle” dedi. Allah Teâlâ, “Yâ Musa, Onlar Ahmed’in ümmetidir” buyurdu. Bunları dinleyen Yahudi âlimi, - Doğru söyledin yâ Kab, diyerek, onu tasdik etti. Hz. Kab dedi ki - Musa aleyhisselam, “Yâ Rabbi, o ümmet çok hamd eder. Bir iş yapmak isteyince inşâallah’ derler. Onları bana ümmet eyle” dedi. Allah Teâlâ, “Yâ Musa, Onlar Ahmed’in ümmetidir” buyurdu. Yahudi âlimi, - Doğru söyledin ya Kab, dedi. Yine Hz. Kab şöyle devam etti - Musa aleyhisselam Tevrat’a bakıp, “Yâ Rabbi, ben bir ümmet görüyorum ki, onlar yükseğe çıksa tekbir getirirler, alçak yere inseler hamd ederler. Onlar için yeryüzünün toprağı temiz kılındı. O toprakla necasetten ve hadesten, cünüplükten, suyla temizlendikleri gibi temizlenirler. Yeryüzü onların mescitleridir. Yani, nerede dilerlerse, orada ibadet ederler. Onları bana ümmet eyle” dedi. Allah Teâlâ, “Yâ Musa, Onlar Ahmed’in ümmetidir” buyurdu. Yahudi âlimi, - Doğru söylüyorsun ey Kab, dedi. Yine şöyle anlattı - Musa aleyhisselam Tevrat’ta görerek, “Yâ Rabbi; bir ümmet ki, onların Mushafları kalblerindedir. Namaz kılarken melekler gibi saf tutarlar. Mescitlerinde bal arısı gibi sesleri işitilir. Onlardan pek azı Cehennem’e gider. Onları bana ümmet eyle” diye arz edince, Allah Teâlâ, “Yâ Musa, Onlar Ahmed’in ümmetidir” buyurdu. Yahudi âlimi, - Doğru söyledin yâ Kab, dedi. Musa aleyhisselam, Hz. Muhammed’in ümmetine verilen hayırları görünce, O’nun ümmetinden olmak istedi. Allah Teâlâ onu teselli etti. [Ayrıca bkz. Abdurrahman Câmî d.? v. 898/1492,Şevahidü’n-Nübüvve li-Takviyeti Ehli’l-Fütüvve, Beyazıt Devlet Kütüphanesi, nr. 3410, 3698] Hâsılı; ülû’l-azm sıfatının sahibi 5 büyük peygamberden bu iki mümtaz zâtın enbiyâ ve mürselînin en büyüğüne, insanlığın 1 numarası olan Rasûlullah Efendimize aleyhimü’s-salavâtü ve’t-teslîmatü ve alâ Nebbiyinâ hâssah ümmet olup O’na tâbi olmayı istemelerinde taaccüp edilecek / şaşılacak bir durum yoktur. Diğerleri gibi onlar da Cenab-ı Mevlâ’dan bunu istemişlerdir. O’nun ümmeti de, insanlar için çıkarılmış en hayırlı ümmettir. Cennet’e gireceklerin çoğunluğunu onlar teşkil edecek ve Cennet’e herkesten de önce gireceklerdir. Musa ve Tevrat’la ilgili bkz. D i p n o t l a r [*] Eser lûgatte; iz, belirti, bir şeyden arta kalan, bakiyye manasınadır. Peygamber Efendimizin mübarek emânetlerine de eser denilir. Cem’îsi / çoğulu âsâr'dır. Hadis ve haberle eş mânâda kullanılan bu mefhum, hadis usulü ıstılâhında Rasûlullah, sahâbe ve tâbiûna âit söz, fiil ve takrirler demektir. [Bkz. Abdühayy el-Leknevî, Zaferü'l-Emânı, 4-5] [**] Kabü'l-Ahbâr rh.; tâbiîndendir ve İsrailoğullarına dair rivayetleriyle mâruf ve meşhurdur. Milâdî 551 yılında doğmuştur. Sahip olduğu geniş ilmi, yaygın olmayan bir rivayete göre, yazı yazması sebebiyle Kabü’l-Ahbâr diye anılmıştır. Yazılarını mürekkeple yazmasından dolayı "ahbâr" lakabıyla anılmıştır. Ahbâr; hibr mürekkep kelimesinin cem’îsidir / çoğuludur. Kitab-ı Mukaddes hakkındaki geniş bilgisinden ötürü el-Ahbâr lakabıyla anıldığı da belirtilmektedir. Bazı kaynaklarda onun hakkında Yemen’de yaşadığı, Rasûl-i Ekrem zamanında oraya giden Hz. Ali kerramallâhu vecheh ile görüşerek İslâmiyeti kabul ettiği veya Hz. Ebû Bekir devrinde Müslüman olduğu bilgileri vardır. Bir rivayete göre, babası bir Yahudi âlimi olup Tevrat’ın bir kısmını oğlundan saklamış, ancak İslâm’ın her tarafa yayılması üzerine babasının sakladığı kitapları okuyan Hz. Ka’b, bunlardan Rasûlullah ile ümmetinin özelliklerini görünce İslâmiyeti kabul etmiştir. Kabü’l-Ahbâr, Hz. Ömer ve Suheyb-i Rûmî gibi Sahabîlerden hadis rivayet etmiştir. Kabü’l-Ahbâr Humus’a yerleşmiş, Bizanslılarla yapılan savaşlara katılmış ve 652 yılında burada vefat etmiştir. Vefat tarihi olarak 653 yılı da gösterilmiştir. Ayrıca, Dımaşk'ta vefat ettikten sonra Bâbü’s-Sağîr Kabristanı’na defnedildiği de nakledilmektedir.

hz isa ile ilgili sorular ve cevapları