hz nuh ile ilgili 2 ayet kısa

Kuranı ayet meailinde yapılan hata ile Yahudi , Hristiyan ve Müslümanlar arasında yanlış anlaşıma olmuş. Bakara 136 ve Ali-imran 84 de olan ayetleri tek okuduğunda , Biz Allah'ın bize indirdiğine ve diğer pergamberlerin kendi tanrılarından indirilenlere de inandık gibi bir anlam çıkmış ,onun için tek tanrılı dinler diye tabir kullanılıyor. HzNûh’un kavmine emrettiği şeyler Allahü teâlânın emri ile, Nûh (a.s.) kavmine şu üç şeyi emretti. 1)Allahü teâlâya ibâdet etmek 2)O’ndan korkmak 3)Kendisine itâat. Hz. Nûh kavmine dedi ki: “Allahü teâlâ beni size, tebliğ vazifesini yerine getirmem için gönderdi. Size,O’nun tarafından bildireceğim hükümler şunlardır: Allahü teâlâya ibâdet etmeniz, O KURÂN-I KERİMDEN DUA AYETLERİ 1.DUA: HZ.ÂDEM ve HZ.HAVVÂ’NIN DUASI A’râf Suresi, 23.Ayet DERSE GİT 2.DUA: HZ.NÛH’UN DUASI Nûh Suresi, 28.Ayet DERSE GİT 3.DUA: HZ.HÛD’UN DUASI Hûd Suresi, 56.Ayet DERSE GİT 4.DUA: HZ.İBRAHİM’İN DUASI Bakara Suresi, 126.Ayet DERSE GİT 5.DUA: HZ.İBRAHİM ve HZ.İSMAİL’İN DUASI Bakara Suresi, 128.Ayet DERSE GİT 6.DUA: HZ.YÂKUB Hz Nûh’un bâzı husûsiyetleri 1- Kendinden önceki dîni neshedip yeni bir din etiren resûllerdendir. (Hz. Âdem de resûl idi. Fakat kendinden önce herhangi bir din hattâ insan olmadığı için, onun dîni herhangi bir dîni neshetmiştir değildir.) 2- Hak dîne dâvet ettiği için kavmi tarafından ezâ ve cefâ gören ilk peygamberdir. 3- Ömrü çok uzun idi. Kurandanuh (as) ve kavmi ile alakali tahmini 129 ayet geçiyor: 4:163 - Muhakkak biz, Nuh'a ve ondan sonra gelen peygamberlere vahyettiğimiz gibi, sana da vahyettik. İbrahim'e, İsmail'e, İshak'a, Yakub'a, torunlarına, İsa'ya, Eyyûb'a, Yunus'a, Harun'a ve Süleyman'a da vahyettik. Davud'a da Zebur'u verdik. 6:84 - Site De Rencontre En France 100 Gratuit. Hazreti Nuh Mezopotamya’da yaşamış bir peygamberdir. Hazreti Nuh insanlığın ikinci atası olarak kabul edilir. Hz Adem ile başlayan insan hayatı bir tufan ile son bulmuş, Hazreti Nuh ile yeniden başlamıştır. Hz. Nuh’un 4 çocuğu bulunur. Hz. İdris’in göğe kaldırılmasından sonra insanlar putlara taptılar. Hazreti Nuh insanları bir ve tek olan Allah’ın dini ne davet etti. İnsanlar onunla dalga geçtiler. Fakat o yılmadan, bıkmadan Allah’ın dini için çalıştı. Hazreti Nuh’un adı Kur’an-ı Kerim’de tam 43 kez geçer. Bu mübarek peygamber 950 yıl yaşamış ve ömrünü insanlara Rabbinden geleni tebliğ ile geçirmiştir. Fakirleri doyurmuş, çıplakları giydirmiş, davranışlarıyla kavmine örnek olmuştur. Hazreti Nuh Peygamberin Kıssası Hazreti Nuh çok iyi bir marangozdur. Ayrıca denizciler piri olarak da kabul edilir. Kavminin putlara tapmasına çok üzülüyordu. Onların Allah’a iman etmesi için, elinden geleni yapıyor ve usanmadan tebliğ vazifesini yerine getiriyordu. Çocuklarından biri de maalesef onun peygamberliğine inanmıyordu. Ona inanmayan oğlunun adı Kenan idi. Hazreti Nuh’a Rabb’inden emir geldi ve bir gemi inşa etmesi ona emredildi. Kavmini uyardı dedi ki gelin iman edin yoksa bir tufan gelir de sizi yok eder. O gemiyi inşa etti kavminden ona inanmayanlar, geminin yanından geçerken onunla alay ettiler. Hazreti Nuh Peygamberin Gemisi Ama o onlara bir ve tek olan Allah’a iman etmeleri ona yönelmelerini ve onun emirlerine uymalarını söyledi. Kendisine bile faydası olmayan bu putlara tapmayın dedi. Onlarsa dinlemeyip hakaret ettiler. Hatta onu hırpaladılar, ama o vazifesinden hiç geri kalmadı ve gemiyi tamamladı. Üç kat olan gemide en alta vahşi hayvanlardan birer çift alındı. Orta kata evcil hayvanlardan birer çift yerleştirildi. En üst katta da 72 Mümin bindi. Hazreti Nuh kavmine dedi ki “Ey kavmim Bulunduğunuz bu yerleri sular basacak, gelin Allah’a inanın ve gemiye binin” dedi. Lakin kendi oğlu olan Kenan ile karısı ve birçok kişi ona iman etmeyerek gemiye binmediler. Dediler ki sen saçmalıyorsun yüksek bir yere çıkar ve kurtuluruz dediler. Gemiye diğer 3 oğlu olan Ham, Yafes ve Sam bindiler. Sonra birden bir tufan koptu. Bu tufan o kadar şiddetli ve etkiliydi ki kısa bir sürede yeryüzünü sular kapladı. Gemidekiler sularla birlikte hareket ettiler. Gemiye bilmeyenler ise ne yaptılarsa kurtulmadılar ve boğulup helak oldular. Bunun için Hazreti Nuh’a insanlığın ikinci atası denmiştir. Aşurenin Hikayesi Tufanından sonra gemi aylarca su üzerinde kalır. Gemide kalan yiyecekleri Hazreti Nuh bir kazana koyar ve onları pişirir. Hala günümüzde de yapılan bu yemeğe aşure denmektedir. Muharrem ayının 10. Günü eşe dosta, fakir fukaraya dağıtılır. Dinimizde Muharrem ayının önemi büyüktür. Cenabı Allah gökyüzünü ve yeryüzünü bu ayda yaratmıştır. Hz. Musa Muharrem ayında Kızıl denizi ikiye yaramıştır. Hz İsa Aleyhisselam Muharrem ayının 10’unda doğmuş ve göğe Muharrem ayının 10’unda yükselmiştir. Hz. Yusuf Aleyhisselam kuyudan bugün de kurtulmuştur. Hz Yunus Aleyhisselam bugün de balığın karnından kurtulmuştur. Hz Yakup aleyhisselamın gözleri bugün de açılmıştır. Hz İbrahim’in oğlu İsmail Aleyhisselam Bugün de doğmuştur. Eyüp Aleyhisselam hastalığından bugün de Şifa bulmuştur. Hz Adem Aleyhisselam’ın tövbesi Bugün de kabul edilmiştir. Hz Nuh’un Mucizeleri Kavminden bazı kişiler mucize olarak ondan büyük kayaları toprak etmesini istedi. Hz. Nuh Aleyhisselam kayalara eli ile işaret etti. Kayalar toprak oldu. Kavminden bunu gören 12 kişi imana geldi. Bir gün kavminden bir aile çocuklarını kaybetmişti. Her yerde arıyorlardı. Hazreti Nuh peygambere gelip eğer çocuklarımızın nerede olduğunu bilirsen, sana iman ederiz dediler. Ona Yüce Allah çok uzakları görme yetisi verdi. Çocuğu çok uzaktan görüp nerede olduğunu söyledi ve ailesi iman etti. Kavminden bir grup gelip, Eğer Sen Allah’ın Peygamberi isen bulutsuz yağmur yağdır da görelim dediler. Hazreti Nuh Aleyhisselam ellerini semaya kaldırdı. Duaya başlar başlamaz bulutsuz havada yağmur yağdı. Kavminden bu kişiler, onun peygamberliğine iman etti. Yüce Allah’ın buyruklarına boyun eğdiler, imanla şereflendiler. Allah 950 sene gibi uzun bir ömürde bıkmadan usanmadan tebliğ eden, insanlığın 2. atası olan bu mübarek peygamberden razı olsun vesselam. Sabır kahramanı Eyüp peygamberin hayatın okumak için buraya tıklayınız. Aşağıda Hz. Nuh hayatı kısaca olarak ele alacağız. Hazreti Nuh, tarihen bize ulaşan bilgilere göre Adem ve İdris sonra üçüncü peygamberdir. Hazreti Nuh en çetin imtihanlara göğüs germiş ve en cahil ümmetlerden biri olan ümmete peygamber olmuştur. Nuh ümmeti sürekli olarak onunla dalga geçmiş, onu ve rabbini hafife alan, aşağılayan sözler söylemişlerdir. Hazreti Nuh ilk olarak ailesiyle imtihan olmuştur. Oğullarından biri ona ittiba etmemiştir. Bu da onun çetin bir imtihanla karşı karşıya kalmasına neden olmuştur. Sabrederek ümmetinin kurtuluşu için dualar etmiş ve önlemler almıştır. Allah’ın bela vereceği haberiyle gemi yapmaya başlamıştır. En güzel havalarda karada gemi yapmaya başlayarak denizsiz bir alanda denize götüremeyeceği kadar büyük bir gemi yaparak insanlığın ve canlı neslinin kurtuluşu için çalışmıştır. Hazreti Nuh 950 sene peygamber olarak kayıtlı vazife yaptığı Kuranı Kerim’den öğrenilmektedir. Ne kadar yaşadığı bilinmemektedir. Ailesinden ona ittiba etmeyenler helak olmuştur. Ona uyanlar ise gemiye binerek kurtuluşa ermiştir. Hazreti Nuh ümmetinin kurtuluşu için senelerce çalışmıştır. Kapı kapı dolaşmıştır. Tevhid imanını sancak olarak taşımıştır. Fakat sürekli olarak alay edilmiş ve kovulmuştur. Sabırlı olarak emeğinin karşılığını en fazla seksen kişinin iman etmesiyle almıştır. Hazreti Nuh peygamber olarak en çetin imtihanlarla mücadele halinde olmuştur. Hz. Nuh Hayatı Kısaca Hakkında Yorumlarınızı Aşağıdan Hemen Yazabilirsiniz. Gemi ile meşhur peygamber , hangi peygamber gemi yapmıştır , Tufan ile meşhur peygamber kimdir , Hz. Nuh mucizeleri NUH ALEYHİSSELÂM Altı ulülazm peygamberden ikincisidir. Tûfan’ı ile meşhurdur. İdris aleyhisselâmdan sonra gönderilen peygamberlerden. Allah korkusundan dâima ağladığı için adına, çok ağlayan, inleyen mânâsına gelen ”Nuh” aleyhisselâm insanlara peygamber olarak gönderilip onlara doğruyu gösterdikten sonra diri olarak göke kaldırıldı. Onun göke kaldırılmasından sonra insanlar doğru yoldan ayrıldılar. Onu çok sevenler ayrılık acısına dayanamadılar. Resmini yapıp seyrettiler. Daha sonra gelenler, bu resimleri tanrı sandılar ve çeşitli heykeller yaputperestpıp, tapmaya başladılar. Böylece insanlar arasında lik meydana çıktı. İnsanlar putlara tapmaya başladıktan sonra, gün geçtikçe aralarında, zulüm, zorbalık, fitne, ahlâksızlık gibi kötülükler artıp yayıldı. Hazret-i Nuh, böyle bir cemiyet içinde çocukluğundan beri doğru yolda bulunan, Allahü teâlâya ibâdet eden sâlih bir kul idi. Sulama işleriyle, çiftçilikle, hayvan yetiştirmekle, marangozluk ve ev inşasında çalışıyordu. Doğru yoldan ayrılmış olan insanların kötülüklerinden de tamâmen uzak duruyordu. Elli yaşında iken, Allahü teâlâ, onu insanlara peygamber olarak gönderdi. Kendi zamânında yaşayan bütün insanlara peygamber olarak gönderilen Nuh aleyhisselâm,ömrünü sonuna kadar insanları Allahü teâlâya iman etmeye, o’nun emirlerine uymaya, dâvet edeceğine söz misak verdi. Ona yeni bir din ve kitap verilmeyip, kendinden önceki peygamberlerin dinlerindeki hükümleri dokuz yüz elli sene insanlara bildirdi, onları hidâyete çağırdı. Peygamber olarak gönderildiği insanlar Kur’ân-ı kerimde; puta tapan, günahkar, kötü ve kalpleri kararmış bir millet olarak vasfedilmektedir. Kur’ân-ı kerimde meâlen; ”Muhakkak ki biz, Nuh’u aleyhisselâm kavmine resûl olarak gönderdik” A’râf sûresi59 buyrulmaktadır. Nuh aleyhisselâm kavmine kendilerine peygamber olarak gönderildiğini, putlara tapmaktan, haksızlıktan ve zulümden vazgeçip, Allahü teâlâya iman edip, o’nun emirlerine uymalarını bildirdi. Fakat zulüm ve zorbalığa alışmış ve başkalarını tahakküm altına almak isteyen insanlar inanmadılar ve ona düşman oldular. Nuh aleyhisselâm onlara nasihat ederek ”Ben size doğru yolu göstermek,zulmü kaldırıp, adâleti yaymak için Allah tarafından gönderildim. Herkesin putlara tapmaktan vazgeçip bir olan Allah’a ibâdet etmesini, kulluk yapmasını bildiriyordum” bu davete inanmayarak emirlerine uymamakla ve sapıklıklarıda ısrar ediyordu. Çok az kimse imân etmişti. Fakat Nuh aleyhisselâm tebliğ vazifesini yapıp, kavmini yılmadan, yorulmadan devamlı sûrette Allah’a imân ve kulluk etmeye çağırıp, isyan ederlerse azâba yakalanacaklarını bildiriyordu. Kavmi ise bu dâvete uymadıkları gibi, Nuh aleyhisselâmı kendilerine doğruyu, hakkı anlatırken dinlememek için elbiseleriyle başlarını kapatıyorlardı. Bir tarafdan da ona inananlara zulüm ve işkence yapıyorlardı. Hazret-i Nuh’un dâveti, günden güne uzaktan yakından duyuluyor, her yerde ondan bahsediliyordu. O’na imân etmeyenlerse bundan endişe duyuyor ve düşmanlıklarını safha safha artırıyorlardı. Nuh aleyhisselâm gittikçe azan kavmine ”Ben size zor ve güç bir teklif yapmıyorum. Puta tapmaktan vazgeçip Allahü teâlâya ibâdet ediniz. Sizlerin herbir grubu başka bir gruptan korkuyor zulüm görüyorsunuz ve zulmediyorsunuz. Allah’tan korkunuz zulmedenlerden ve mazlumlardan olmayınız.” diyordu. Yılar sürüp gidiyor, Nuh aleyhisselâm ise tebliğ vazifesini devamlı olarak yapıyordu. Çok az kimse imân etmişti. Diğer insanlarsa iş sâhibi zorbalar, kötü işlerle uğraşan kimseler veya düşkünlük içinde hayat süren zelil, esir ve muhtaç kimselerdi. Her geçen gün daha bedbahtlaşan bu insanlar, bir türlü fitne, fesat ve sapıklıktan el çekmiyorlardı. Nuh aleyhisselâm böylesine düşmüş olan insanlara acıyor, şefkat ve sabırla onları kurtarmaya çalışıyordu. Onlar ise bunu idrak edemeyip karşı çıkıyorlar, hazret-i Nuh’u taşa tutuyorlar, onu şehirden kovuyorlar, evini harap ediyorlar, sapıklıkla itham ediyorlardı. Bir türlü kötülüklerini anlayıp, azgınlıktan vazgeçmiyorlardı. İsyanları sebebiyle Allahü teâlâ onlara gadap etti. Senelerce yağmur yağdırmadı. Malları, hayvanları helak oldu. Bağları bahçeleri kuruyup, servetleri kayboldu, nesilleri kesildi. Son derece muhtaç ve fakir hâle düştüler. Onların bu hâli karşısında Nuh aleyhisselâm; ”Ey kavmim başınıza gelen bunca belâlar günahlarınız sebebiyledir. Putlara tapıp, Allah’a ibâdet etmekten kaçındığınız için Allahü teâlâ size gadap etti. Bu sebeple yağmurlar kesildi. Büyük sıkıntılara düştünüz. Ama Rabbinizden günahlarınızın bağışlanmasını isteyin, sizi affedip üzerinize rahmet yağmuru göndersin. Size mallar ve evlatlar ihsan ederek şmdat etsin. Nihâyet bir gün ölüp kabre gireceksiniz. Rabbiniz sizi bir müddet kabirde beklettikten sonra diriltecek ve amellerinizin cezâsını ve mükâfâtını verecek.” diyerek daha birçok husûsu iyice anlatıp onlara ehemmiyetle nasihat etti. İsyandan vaz geçmezlerse daha ağır azaplara düşeceklerini bildirdi. Nuh aleyhisselâm ve bildirdiklerine inanmayıp putlara tapmakla israr eden azgın millet; ”Ey Nuh gerçekten bizimle çok mücâdele ettin, bunda da çok ısrarla davrandın. Bu işe başladığın gündenberi bizi devamlı olarak azapla korkutup durdun. Artık sözünde doğru isen şu azâbı getir de görelim. Artık ne olacaksa olsun.” diyerek onun nasihatlarını ve dâvetlerini hiç kabul etmedikleri, Kur’ân-ı kerim’de Hûd sûresinde ayet 32 bildirilmektedir. Nûh aleyhisselâm kavminin bu tutumu karşısında aslâ yılmadan, tebliğ vazifesini devâm ettiği hâlde, onların bir türlü imâna gelmeyeceklerini iyice anladı. Bunun üzerine meâlen şöyle duâ ettiği Kur’ân-ı kerim’de bildirilmektedir ”Nuh aleyhisselâm dedi ki ”Ey Rabbim! yeryüzünde, hareket eden hiçbir kâfir bırakma! Eğer sen onları bırakırsan, kullarını dalâlete, sapıklığa sürüklerler. Hem bundan sonra onların çoluk çocuğu olmaz. Olsa bile çocukları fâcir ve küfürde pek ileri kimseler olurlar. Ey Rabbim! beni, anamı, babamı, mümin olarak evime girenleri, erkek, kadın bütün müminleri mağfiret eyle, bağışla, zâlimlerin kâfirlerin ise ancak helâk ve hüsrânlarını arttır.” Nuh sûresi26-28 ve ”Nuh aleyhisselâm duâ edip dedi ki Yâ Rabbi! Gerçekten kavmim beni tekzip etti. Beni yalanladı. Artık benimle onların arasındaki hükmü sen ver. Beni ve berâberimdeki müminleri kurtar.” Şuarâ sûresi117-118 Nuh aleyhisselâmın bu duâsı üzerine, Kur’ân-ı kerimde Allahü teâlânın ona meâlen şöyle vahy ettiği bildirilmektedir ”Nuh’a vahy olundu ki; kavminden daha önce imân etmiş olanların dışında hiç kimse imân etmeyecek. O hâlde sen, kavmin seni yalanladıkları için ve sana ezâ verdikleri için mahzûn olma, kederlenme ki; onlardan intikam alma vakti gelmiştir. Nezâretimiz altında ve vahy ettiğimiz, bildirdiğimiz şekilde bir gemi yap! Zâlimler kâfirler hakkında bana duâ etme. Zirâ onlar suda boğulacaklardır.” Hûd sûresi36-37 Nuh aleyhisselâm kendisine gönderilen vahiy üzer,ne hemen bir gemi yapmaya başladı. Geminin yapılmasında Cebrâil aleyhisselâm, Allahü teâlânın emri üzerine yardımcı oluyor ve nasıl yapılacağını târif ediyordu. Nuh aleyhisselâm ve imân eden müminler de geminin yapılmasında çalıştılar. Geminin inşâsını gören putperestler; ”Şimdi de marangozluğa mı başladın?” diyerek alay ediyorlardı. Hazret-i Nuh ise; ”Benimle alay ediyorsunuz ama, rezil edici azâbın kime geleceğini ve kime sürekli azâbın ineceğini göreceksiniz.” diyordu. Nuh aleyhisselâm, yüzyılar boyu insanları Allahü teâlâya imân etmeye çağırdığı hâlde insanların imân etmemeleri sebebiyle helâk olmalarının yaklaştığı sırada son olarak şöyle dedi. ”Ey insanlar! Ben size doğru yolu göstermek için Allah tarafından görevlendirildim. Bir ömür boyu size nasihat ettim. Dinlemediniz, benimle alay ettiniz, sabır ve tahammül gösterdim. Bana, inananlara eziyet edip, incittiniz Allahü teâlâ yer yüzünü zulüm ve küfürden temizleyecek. Geliniz, dâvetimi kabul ediniz. Câhillik etmeyiniz Allahü teâlâya itâat ediniz. Ben sizin hayır ve iyiliğinizi istiyorum. Siz bilmiyorsunuz ama, Allah’ın azâbı en kısa zamanda büyük bir tufan şeklinde gelecek. Bildirdiklerime inanmayan herkes helâk olacaktır. Şu yaptığım gemi, imân edenlerin binip kurtuluşa ereceği gemidir. Allah’a imân etmeyen âsiler suda boğulacaktır. Kurtulmayı isteyen imân etsin ve benimle yolcu olsun. Bu benim, herkesin duyması gereken son sözümdür.” Nuh aleyhisselâmın son olarak söylediği bu sözlerine de uymayan insanlar; ”Ey Nuh, uzun yıllardan beri bu sözleri söylüyorsun. Şimdi de kuru bir çöl ortasında büyük bir gemi yaptın. bizi tufanla korkutuyorsun biz sana da söylediklerine de inanmıyoruz.” dediler. Nihâyet bir müddet sonra geminin yapımı tamamlandı. Hazret-i Nuh’un yaptığı ve üç katlı olduğı rivâyet edilen bu geminin ateş yanarak kazanı kaynayıp hareket ettiği Buharlı bir gemi olduğu Kur’ân-ı kerim’de açıkça bildirilmektedir. Hûd sûresi, 40 âyet-i kerimesinde meâlen buyruldu ki ”Nihâyet helak etme emrimizin azâbımızın vakti geldiği, tennûrun fırının taşıp fışkırdığı yâhut gemi kazanının kaynadığı zaman biz Nuh’a şöyle emreyledik ki, kendisinden faydanılan hayvanların her cinsinden erkek ve dişi birer çift hayvanı gemiye koy. Üzerlerine boğulma emri takdir edilenler hâriç âile halkında bir de imân edenleri gemiye yükle. zâten Nuh’a imân edenler pek az idi.” Gemiye binecekler hazır olunca hazret-i Nuh onlara, Allahü teâlânın ismiyle gemiye binmelerini söyledi. Bütün müminler, o azgın kâfirlerin gözleri önünde Hazret-i Nûh ile gemiye bindiler. Nitekim Kur’ân-ı kerim’de meâlen buyruldu ki ”Nuh aleyhisselâm gemiye bineceklere; ”Allahü teâlânın ismiyle girin ki, geminin yürümesi ve durması Allahü teâlânın irâdesiyledir. Benim Rabbim, müminleri mâğfiret edici ve merhametiyle tufân belâsından kurtaracıdır.” dedi.” Hûd sûresi41 Yine Kur’ân-ı kerim’de meâlen buyruldu ki ”Ey Nuh sen ve berâberindekiler gemiye yerleşince; ”Bizi zâlim kâfir milletten kurtaran Allah’a hamd olsun. Rabbim, beni hareketli bir yere indir sen, indirenlerin en hayırlısısın.” de.” Mü’minin sûresi28-29 Nuh aleyhisselâm her hayvandan birer çift alıp, imân edenlerle birlikte gemiye yerleştikten sonra, gökten çok şiddetli bir yağmur yağmaya ve yerden de sular fışkırmaya başladı ve her şey suya gark oldu. Sular dağları aştı. Gemi, dağlar gibi dalgalar arasında kaldı. Nuh aleyhisselâm inanmayan putperest kavim boğularak helak olup gitti. Bu tûfan hâdisesi Kur’ân-ı kerim’de kamer sûresi 11 ve 12. âyette bildirilmektedir. Tûfan başladığı sırada Nuh aleyhisselâm imân etmeyen oğlu Yâm’a Kenan, imân edip gemiye binmesini söyledi ise de oğlu; ”Dağa çıkar sudan kurtulurum.” deyip binmedi. Bir dalga gelip onu da boğdu. Boğulanlar arasında hazret-i Nuhûn hanımı da vardı. O da imân etmemişti. Tûfan altı ay devam etti. Altı ay sonra Allahü teâlânın meâlen; Ey arz! Suyunu yut ve ey gök suyunu tut.” Hûd sûresi 44 emriyle yağmur kesilip sular çekildi. Nuh aleyhisselâmın gemisi Muharrem ayının onunda aşure günü Irak’ta Cûdi Dağı üzerine oturdu. Bundan sonra insanlar Nuh aleyhisselâmın üç oğlundan türedi. Bu bakımdan Nuh aleyhisselâma ikinci Âdem denildi. Nuh aleyhisselâm bin yaşında vefât etti. Nuh aleyhisselâmın Sâm adlı oğlundan Arap, Fars ve Rum kavmi, Hâm adlı oğlundan ise Hindistan, Habeş ve Afrika halkı, diğer oğlu Yâfes’ten de Asyalılar ve Türkler meydana geldi. Nihâyet insanlar zamanla çoğalıp, Asya’ya, Avrupa’ya, Okyanusya’ya ve Berring Behreng Boğazından Amerika’ya geçerek bütün yeryüzüne yayıldılar. Nuh aleyhisselâm Kur’ân-ı kerim’de şekür çok şükreden kul sıfatıyla anılmış olup, birçok âyet-i kerimede ondan bahsedilmektedir. Ayrıca Kur’ân-ı kerim’deki sûrelerden biri de Nuh sûresi olup, bu sûrede Nuh aleyhisselâmdan bahsedilmektedir. Ülü’lazm peygamberler arasında Neciyullah Allahü teâlâya karşı devamlı olarak teveccühte ve münâcaatta bulunup, ilâhi feyzleri alan denilen Nuh aleyhisselâm hakkında Peygamber efendimiz hadis-i şeriflerde buyurdu ki ”Melek-ül mevt Azrail aleyhisselâm Nuh’a aleyhisselâm geldiğinde dedi ki ”Ey Nuh ey peygamberlerin en büyüğü en yaşlısı, ey uzun ömürlü ve ey duâsı kabul olunan! Dünyâyı nasıl gördün?” Nuh aleyhisselâm dedi ki ”Şüyle bir kimse gibi ki, kendisine iki kapısı olan bir ev yapılmış da birinden girmiş diğerinden çıkmıştır.” Mûcizeleri 1-Nuh aleyhisselâmın kavminden bir fırka gelip, oturdukları beldedeki büyük taşları toprak yapmasını istemişlerdi. Allahü teâlâ Cebrâil aleyhisselâmı gönderip, ”Resûlüme söyle, o taşlara eliyle işâret etsin.” buyurdu. Nuh aleyhisselâm da buyrulduğu gibi yapıp eliyle işâret edince, o beldede bulunan bütün taşlar birden toprak oldular. Bunun üzerine on iki kişi imân etti. 2-Uzakta bulunan ve gözle görülemeyecek şeyleri görüp haber verirdi. 3-Susuz yerlerden su çıkarırdı. 4- İşâretiyle ağaçlar kökünden sökülüp başka tere geçerdi. 5- Duâsıyla kuru ağaçlar hemen meyve verirdi. 6- Duâsıyla bulutsuz olarak yağmur yağardı. 7- Kum, toprak, kil gibi şeyler, onun duâsıyla yiyecek maddeleri hâline gelirdi. Gemisi Cûdi Dağının üzerine oturunca, insanlar açlıktan kurtulmak için yiyecek isteklerinde duâ edince bir miktar toprak ve kum yitecek hâline geldi ve bunu yediler. 8-İmân ederek gemisine girip tufandan kurtulan insanlar çok az olmasına rağmen, onun duâsıyla çok kısa zamanda çoğalarak arttılar. 9-Eliyle yere diktiği bir ağaç fidanı o anda çeşitli renklerde meyve verdi. Hz. Nuh as, Kuran-ı Kerim’e göre Hz. Adem ve Hz. İdris’ten sonra gelen peygamberdir. Kuran’da 71. sure olan Nuh Suresi, Hz. Nuh’un peygamber olarak gönderilişi ve inkarcılara karşı verdiği mücadeleyi anlatmaktadır. Bu yazımızda Kuran’a göre Hz Nuh’un kısaca hayatı, Nuh’un gemisi ve Nuh Tufanı hadisesini yazmaya çalıştık. Kuran’da Hz. Nuh’un as Peygamber olarak görevlendirildikten sonraki olaylarından bahsetmektedir. Hz Nuh’un kısaca hayatı ve peygamberliğinde en önemli olay; Hz. Nuh’un gemi inşa etmesi, Nuh tufanı ile birlikte kendisinin ve inananların kurtulması, nuh kavmindeki inanmayanlarında cezalandırılarak yok olmasıdır. Hz. Nuh’un peygamberliği Nuh kavmi zamanında putperestlik ortaya çıkmıştır, insanlar tevhid anlayışından iyice uzaklaşmışlardır. Salih kişilerin ölümünden sonra onların heykelleri yaparak her birine temsil ettiği salih kişinin ismi verilmiş, fakat zamanla kutsallık yüklenen bu heykellere tanrı gözüyle bakılıp tapılmıştır. “Şöyle dediler Sakın ilâhlarınızı bırakmayın. Hele hele Vedd’i, Süvâ’ı, Yeğus’u, Ye’ûk’u ve Nesr’i hiç bırakmayın.” Nuh Suresi, 23. ayet İşte Hz. Nuh as, kendi kavmini putperestlikten uzaklaştırıp tevhid inancına döndürmek için gönderilmiş bir peygamberdir. Kur’an-ı Kerim’de Hz Nuh’un as Allah tarafından seçildiği belirtilmektedir. “Şüphesiz, Allah, Ademi, Nûh’u, İbrahim ailesini soyunu ve İmran ailesini soyunu birbirinden gelmiş birer nesil olarak seçip âlemlere üstün kıldı. Allah her şeyi hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.” Al-i İmran Suresi, 33. ayet Ayrıca Hz. Nuh’un as kavmine Peygamber olarak gönderildiği ve 950 yıl yaşadığı belirtilmiştir. “Andolsun, biz Nûh’u kendi kavmine peygamber olarak gönderdik. O da dokuz yüz elli yıl onların arasında kaldı. Neticede onlar zulümlerini sürdürürlerken tûfan kendilerini yakalayıverdi.” Ankebût Suresi, 14. ayet Hz. Nuh as, kendi kavmini putlara tapmamaları ve Allah’tan başkasına ibadet etmemeleri konusunda uyarmış, aksi takdirde ise başlarına gelecek azabı kendilerine haber vermiştir. 1. “Şüphesiz biz Nûh’u, kavmine, “Kendilerine elem dolu bir azap gelmeden önce kavmini uyar” diye peygamber olarak gönderdik.”2. Nûh şöyle dedi “Ey kavmim! Şüphesiz, ben sizin için apaçık bir uyarıcıyım.” 3. “Allah’a ibadet edin. Ona karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin ki sizin günahlarınızı bağışlasın ve sizi belli bir vakte kadar ertelesin. Şüphesiz, Allah’ın belirlediği vakit gelince ertelenmez. Keşke bilseydiniz.” Nuh Suresi, 2. ve 3. ayet Hz. Nuh’un duası ve gemi yapması Nuh kavmi uyarılara rağmen putperestlikten vazgeçmemiş. Bunun üzerine Hz Nuh as Allah’a onları cezalandırması için dua etmiştir. Allah, Hz Nuh’un duasını kabul etmiş ve inkarcı kavminin helak edileceğini, kendisinin ve inananların kurtulacağını bildirerek bir gemi yapmasını istemiştir. Hz Nuh’un kısaca hayatı nda önemli olaylardan biridir. 118. “Artık onlarla benim aramda sen hükmet. Beni ve benimle birlikte olan mü’minleri kurtar.”119. “Derken biz onu ve beraberindekileri dolu geminin içinde taşıyıp kurtardık.” Şuara Suresi, 118. ve 119. ayet 36. “Nûh’a vahyolundu ki “Kavminden daha önce iman etmiş olanlardan başka, artık hiç kimse iman etmeyecek. O halde, onların yapmakta oldukları şeylerden dolayı üzülme.”37. “Gözetimimiz altında ve vahyimize göre gemiyi yap. Zulmedenler hakkında bana bir şey söyleme. Çünkü onlar suda boğulacaklardır.” Hud Suresi, 36. ve 37. ayet Nuh Tufanı Hz. Nuh as, gemiyi yapar ve geminin inşası bitince her hayvan türünden birer çift, hüküm verilmişlerin dışındaki aile fertleri ve iman eden diğer kimseler gemiye bindirir. “Nihayet emrimiz gelip, tandır kaynamaya başlayınca sular coşup taşınca Nûh’a dedik ki “Her cins canlıdan erkekli dişili birer çift, bir de kendileri hakkında daha önce hüküm verilmiş olanlar dışındaki ailen ile iman edenleri ona yükle.” Ama, onunla beraber sadece pek az kimse iman etmişti.” Hud Suresi, 40. ayet Hz. Nuh as ve ona inananlar kurtulurken, inanmayanlar tufan ile birlikte boğulur. “Derken kavmi onu yalanladı. Biz de onu ve gemide onunla beraber bulunanları kurtardık. Âyetlerimizi yalanlayanları da suda boğduk. Çünkü onlar vicdanları hakka kapalı kör bir kavim idiler.” Araf Suresi, 64. ayet Nuh’un gemisinden sonra Diyanetin tefsirine göre Hz. Nuh’un gemisi Cudi dağında karaya oturmuştur. Diyanet meali, Hud suresi/48 Gemi karaya oturduğunda zaman yeryüzü inkarcılardan temizlenmiş; sular da çekilmeye başladığı için artık gemidekilerin yeryüzüne inme zamanı gelmişti. Hz. Nuh ve yanındakiler Allah’ın emrine uyarak bereketli topraklara inip orayı yurt edindiler. “Ona denildi ki “Ey Nûh! Sana ve seninle birlikte bulunanlardan birçok ümmete bizden esenlik ve bereketlerle gemiden in. Daha bir takım ümmetler de olacak ki, biz onları dünyada yararlandıracağız. Sonra da bizden kendilerine elem dolu bir azap dokunacak.” Hud Suresi, 48. ayet Hz. Nuh as tufandan sonra 60 yıl kadar daha yaşamış ve vefat etmiştir. Hz Nuh’un kısaca hayatı, Nuh tufanı ve Nuh’un gemisi hadisesini Kur’an ayetlerine göre aktarmaya çalıştık. Eksiğimiz, hatamız varsa belirtebilirsiniz. Güzel Kurani kerimimizde geçen nuh as ve kavmi ile ilgili ayetler. Kuranda geçen nuh as ve kavmi ile ilgili ayetler tarafmizca seçilip otomatik listelenmekte. Kuranda nuh as ve kavmi ile alakali tahmini 129 ayet geçiyor 4163 - Muhakkak biz, Nuh'a ve ondan sonra gelen peygamberlere vahyettiğimiz gibi, sana da vahyettik. İbrahim'e, İsmail'e, İshak'a, Yakub'a, torunlarına, İsa'ya, Eyyûb'a, Yunus'a, Harun'a ve Süleyman'a da vahyettik. Davud'a da Zebur'u verdik. 684 - Biz ona İshak'ı ve Yakub'u da hediye ettik Hepsine de doğru yolu gösterdik. Nitekim daha önce Nuh'a ve onun soyundan Davud'a, Süleyman'a, Eyyub'a, Yusuf'a, Musa'ya ve Harun'a da yol göstermiştik. Biz güzel davrananlara böyle karşılık veririz. 759 - Andolsun ki Nûh'u elçi olarak kavmine gönderdik de dedi ki "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin sizin O'ndan başka bir ilâhınız yoktur. Doğrusu ben, üstünüze gelecek büyük bir günün azabından korkuyorum." 760 - Kavminden ileri gelenler dediler ki "Biz seni apaçık bir sapıklık içinde görüyoruz". 761 - Nûh dedi ki "Ey kavmim! Bende herhangi bir sapıklık yok, ben âlemlerin Rabbi tarafından gönderilmiş bir elçiyim." 762 - "Size Rabbimin gönderdiği gerçekleri duyuruyorum, size öğüt veriyorum ve Allah tarafından, sizin bilmediğiniz şeyleri biliyorum." 763 - Allah'ın azabından sakınıp da rahmete nail olmanız için, içinizden sizi uyaracak bir adam vasıtasıyla size bir zikirkitap gelmesine şaştınız mı?" 764 - O'nu yalanladılar, biz de O'nu ve O'nunla beraber gemide bulunanları kurtardık, âyetlerimizi yalanlayanları boğduk! Çünkü onlar, kalb gözleri körleşmiş bir kavim idiler. 769 - "Sizi uyarması için içinizden bir adam aracılığı ile, size bir zikir gelmesine şaştınız mı? Düşünün ki Allah sizi, Nûh kavminden sonra, onların yerine hâkimler yaptı ve yaratılışta sizi onlardan üstün kıldı. Allah'ın nimetlerini hatırlayın ki, kurtuluşa eresiniz." 970 - Onlara, kendilerinden öncekilerin; Nuh Kavmi'nin, Âd'in, Semûd'un, İbrahim Kavmi'nin, Medyen Ashabı'nın ve o mü'tefikelerin haberi gelmedi mi? Onların hepsine peygamberleri delillerle gelmişlerdi. Demek ki Allah, onlara zulmetmiş değildi, lâkin onlar kendi kendilerine zulmediyorlardı. 1071 - Bir de onlara Nuh'un kıssasını oku Hani o bir zamanlar kavmine demişti ki "Ey kavmim, eğer benim aranızda duruşum ve Allah'ın âyetleriyle öğüt verişim size ağır geliyorsa, şunu bilin ki, ben yalnızca Allah'a dayanmışımdır, artık siz ve ortaklarınız her ne yapacaksanız toplanıp bütün gücünüzle karar veriniz. Sonra bu işiniz size dert olmasın. Sonra bana ne yapacaksanız yapın, bana mühlet de vermeyin". 1072 - Eğer yüz çevirirseniz çevirin, ben de sizden bir ücret istemedim ya! Benim mükafatımı ancak Allah verir. Ve ben O'nun emrine boyun eğen müslümanlardan olmakla emrolundum. 1073 - Buna rağmen yine de onu inkâr ettiler. Biz de onu ve gemide kendisiyle beraber olanları kurtardık. Ve onları yeryüzüne halifeler yaptık. Âyetlerimizi inkâr edenleri ise suda boğduk. Bak işte uyarılanların akıbeti nasıl oldu. 1125 - Andolsun ki, vaktiyle Nuh'u da kavmine gönderdik, O, onlara şöyle dedi "Ben sizin için apaçık bir uyarıcıyım." 1126 - "Allah'dan başkasına ibadet etmeyin! Ben, size gelecek acı bir günün azabından korkarım." 1127 - Buna karşılık, kavminin ileri gelen kâfirlerinden bir kısmı dediler ki "Biz seni bizim gibi insanlardan biri olarak görüyoruz, başka değil. İlk bakışta bizim ayak takımımızdan başkasının senin arkana düştüğünü görmüyoruz. Sizin bizden fazla bir meziyetinizi de görmüyoruz. Aksine sizi yalancılar sanıyoruz." 1128 - Nuh dedi ki; "Ey kavmim! Peki şu söyleyeceğime ne diyeceksiniz? Ben Rabbimden apaçık bir delil üzere isem ve O, bana kendi tarafından bir rahmet bahşetmişse, size de onu görecek göz verilmemişse biz, istemediğiniz halde onu size zorla mı kabul ettireceğiz?" 1129 - "Ey kavmim! Ben sizden herhangi bir mal mülk istemiyorum. Benim mükafatım ancak Allah'a aittir. Ve ben ona iman edenleri kovacak değilim. Onlar elbette Rablerine kavuşacaklar. Fakat ben de sizi cahillik eden bir kavim görüyorum." 1130 - "Ey kavmim, ben onları etrafımdan kovacak olursam, Allah'dan beni kim kurtarabilir? Siz hiç düşünmez misiniz?" 1131 - Ben size "Allah'ın hazineleri benim yanımdadır." demiyorum ki. Ben size "Ben bir meleğim." de demiyorum. O sizin kendinize göre, hor gördükleriniz hakkında "Allah onlara hiçbir hayır vermez." de demiyorum. Onların içlerindeki niyeti, en iyi Allah bilir. Bu söylediklerimin aksini iddia etseydim asıl o zaman zalimlerden olurdum. 1132 - Dediler ki; "Ey Nuh! Bizimle didişip durdun, didişmende de çok ileri gittin. Eğer doğru söylüyorsan, bizi tehdit ettiğin şu azabı getir de görelim." 1133 - Nuh dedi ki; "Onu ancak Allah dilerse getirir. Ve siz O'nu yıldıracak değilsiniz." 1134 - Ben size öğüt vermek istemiş olsam da, eğer Allah sizi helâk etmeyi murad ediyorsa, zaten öğüt vermemin size bir faydası olmaz. Rabbiniz O'dur ve nihayet O'na döndürüleceksiniz. 1135 - Yoksa "Onu uydurdu" mu diyorlar? De ki; "Eğer uydurdumsa vebali benim boynumadır. Bense sizin yüklendiğiniz vebalden uzağım". 1136 - Ayrıca Nuh'a şöyle vahyettik "Bil ki kavminden şimdiye kadar iman etmiş olanlardan başka artık kimse iman etmeyecektir. Onun için yaptıkları şeylerden dolayı kederlenme." 1137 - Bizim gözetimimiz altında ve vahyimize göre gemiyi yap. Zulüm yapanlar hakkında da bana bir şey söyleme. Çünkü onlar kesinlikle suda boğulacaklardır. 1138 - Gemiyi yapıyordu, kavminden bazı ileri gelen gruplar, onun yanından gelip geçtikçe, onunla alay ediyorlardı. Nuh dedi ki "Bizimle eğleniyorsunuz, biz de sizinle tıpkı bizimle eğlendiğiniz gibi alay edip eğleneceğiz." 1139 - O perişan edici azabın kime geleceğini ve o sürekli azabın kimin başına ineceğini ilerde bileceksiniz. 1140 - Nihayet emrimiz geldiği ve tennur tandır veya geminin kazanı tutuşup parladığı zaman dedik ki; "Erkeği ve dişisi olan her canlıdan ikişer tane, aleyhlerinde hüküm verilmiş olanların dışında, aileni ve iman etmiş olanları geminin içine yükle". Zaten beraberinde iman edenler çok az idi. 1141 - Nuh dedi ki; "Allah'ın adıyla binin içine. Onun akışı da, duruşu da O'nun adıyladır. Hiç şüphesiz Rabbim gerçekten çok bağışlayıcı, çok esirgeyicidir. 1142 - Gemi içindekilerle birlikte, dağlar gibi dalgalar arasında akıp gidiyordu. Nuh ayrı bir yere çekilmiş olan oğluna bağırdı "Yavrucuğum, gel, bizimle beraber bin! Kâfirlerle beraber olma!" 1143 - O, dedi ki; "Ben, beni sudan koruyacak bir dağa çıkacağım". Nuh da "Bu gün Allah'ın merhamet ettiğinden başkasını, Allah'ın bu emrinden koruyacak kimse yoktur." dedi. Derken dalga aralarına giriverdi. O da boğulanlardan oldu. 1144 - Allah tarafından denildi ki "Ey yeryüzü suyunu yut! Ey gökyüzü sen de suyunu kes! Ve sular çekildi. Emir yerine gelmiş oldu. Gemi de Cudi dağı üzerine oturdu. O zalim kavme böylece dünyadan uzak olun denildi. 1145 - Nuh Rabbine niyaz edip dedi ki "Ey Rabbim! Oğlum benim ehlimdendi senin vaadin de elbette haktır ve gerçektir. Ve sen hakimler hakimisin." 1146 - Allah "Ey Nuh! O kesinlikle senin ehlin âilen'den değildir. Çünkü o salih olmayan bir amelin sahibidir. Hakkında bilgin olmayan bir şeyi benden isteme! Ben, seni, cahillerden olmaktan sakındırırım." 1147 - Nuh "Ey Rabbim! Ben bilmediğim bir şeyi istemiş olmaktan dolayısana sığınırım. Sen beni bağışlamazsan, bana merhamet etmezsen ben hüsrana uğrayanlardan olurum. 1148 - "Ey Nuh!" denildi, " Bizden bir selâm sana ve seninle birlikte olanlardan gelecek ümmetlere, kutluluk dileğiyle gemiden in. İlerde kendilerini bir çok nimetten faydalandıracağımız, sonra da bu yüzden kendilerine tarafımızdan acıklı bir azap dokunacak nice ümmetler olacaktır." 1149 - İşte bunlar gayb haberlerindendir. Bunları sana vahiyle bildiriyoruz. Bundan önce bunları ne sen bilirdin, ne de kavmin. O halde sabret, akıbet muhakkak muttakilerindir. 1189 - "Ey kavmim! Bana karşı gelmeniz sakın sizi, Nuh kavminin veya Hud kavminin veya Salih kavminin başlarına gelen musibetler gibi bir musibete uğratmasın. Lut kavmi de sizden uzak değildir. 149 - Sizden öncekilerin; Nuh, Âd ve Semûd kavimlerinin ve onlardan sonra gelenlerin haberleri size gelmedi mi? Onları, Allah'tan başkası bilmez. Peygamberleri onlara mucizeler getirdi de onlar ellerini ağızlarına koydular ve dediler ki "Biz sizinle gönderileni inkâr ettik ve bizi çağırdığınız şeyden de şüphe ve endişe içindeyiz." 173 - Ey Nuh'la beraber gemiye taşıyarak kurtardığımız kimselerin soyundan olanlar! Doğrusu o çok şükredici bir kuldu. 1717 - Hem Nuh'tan sonra nice nesilleri helak ettik. Kullarının günahlarını bilmek ve görmekte Rabbin yeter. 1958 - İşte bunlar, Allah'ın kendilerine nimetler verdiği peygamberlerden, Âdem'in soyundan ve gemide Nuh ile beraber taşıdıklarımızın neslinden, İbrahim ve İsrail'in soyundan, hidayete erdirdiğimiz ve seçtiğimiz kimselerdir. Kendilerine Rahmân olan Allahın âyetleri okunduğu zaman ağlayarak secdeye kapanırlardı. 2176 - Nuh da daha önceleri bize yalvarmıştı; biz de onun duasını kabul ettik, kendisini ve ailesini büyük sıkıntıdan kurtardık. 2177 -  yetlerimizi yalanlayan kavminden onun öcünü aldık. Şüphesiz onlar kötü bir kavimdiler. Biz de hepsini suda boğduk. 2242 - Ey Muhammed! Eğer seni müşrikler yalanlıyorlarsa bil ki onlardan önce Nûh kavmi, Âd ve Semûd kavimleri de kendi peygamberlerini yalancı saydılar. 2323 - And olsun biz, Nûh'u kavmine gönderdik. "Ey kavmim dedi, Allah'a kulluk edin. O'ndan başka tanrınız yoktur. Hâlâ sakınmaz mısınız?" 2324 - Bunun üzerine, kavminin içinden kâfir kodaman topluluğu "Bu, dediler, tıpkı sizin gibi bir beşer olmaktan başka bir şey değildir. Size üstün ve hakim olmak istiyor. Eğer Allah peygamber göndermek isteseydi, muhakkak ki bir melek gönderirdi. Biz geçmişteki atalarımızdan böyle bir şey duymadık." 2325 - "Bu, yalnızca kendisinde delilik bulunan bir kimsedir. Öyle ise, bir süreye kadar ona katlanıp durumu gözetleyin bakalım." 2326 - Nuh "Rabbim! dedi, beni yalana çıkarmalarına karşı bana yardım et!" 2327 - Bunun üzerine ona şöyle vahyettik Bizim nezaretimiz altında ve vahyimizle gemiyi yap. Bizim emrimiz gelip de tandır kaynayınca, her cinsten eşler halinde iki tane ve bir de içlerinden, daha önce kendisi aleyhinde hüküm verilmiş olanların dışındaki aileni gemiye al. Zulmetmiş olanlar konusunda bana hiç yalvarma! Zira onlar kesinlikle boğulacaklardır! 2328 - Sen, yanındakilerle beraber gemiye yerleştiğinde "Bizi zalimler topluluğundan kurtaran Allah'a hamdolsun" de. 2329 - Ve de ki "Rabbim! Beni mübarek bir yere indir. Sen, konuklatanların en hayırlısısın." 2330 - Şüphesiz bunda sizin için birtakım ibretler vardır. Çünkü biz, kullarımızı böyle denemişizdir. 2537 - Nuh kavmine gelince, Peygamberleri yalancılıkla itham ettiklerinde, onları suda boğduk ve kendilerini insanlar için bir ibret yaptık. Biz zalimler için acıklı bir azab hazırlamışızdır. 26105 - Nuh kavmi de peygamberleri yalancılıkla itham etti. 26106 - Hani kardeşleri Nuh onlara şöyle demişti "Siz Allah'tan korkmaz mısınız?" 26107 - "Haberiniz olsun ki ben, size gönderilmiş güvenilir bir Peygamberim. 26108 - "Gelin artık, Allah'tan korkun ve bana itaat edin." 26109 - "Buna karşılık ben sizden hiçbir ücret istemiyorum. Benim mükafaatımı verecek olan ancak, âlemlerin Rabbidir." 26110 - "Gelin, artık, Allah'tan korkun ve bana itaat edin." 26111 - "Â, dediler, senin ardına hep düşük kimseler düşmüşken, biz sana hiç inanır mıyız?" 26112 - Nuh dedi ki "Onların yaptıkları hakkında bir bilgim yoktur." 26113 - "Onların hesabı ancak Rabbime aittir. Düşünsenize!" 26114 - "Hem ben iman edenleri kovmaya memur değilim." 26115 - "Ben ancak apaçık bir uyarıcıyım." 26116 - Dediler ki "Ey Nuh! Eğer vazgeçmezsen, iyi bil ki, taşa tutulanlardan olacaksın!" 26117 - Nuh "Rabbim! dedi, kavmim beni yalancılıkla itham etti." 26118 - "Artık benimle onların arasında sen hükmünü ver. Beni ve beraberimdeki müminleri kurtar." 26119 - Bunun üzerine biz de onu ve beraberindekileri, o dolu gemide taşıyarak kurtardık. 26120 - Sonra da arkasında kalanları suda boğduk. 26121 - Şüphesiz bunda mutlak bir âyet alınacak ders vardır; ama çokları iman etmiş değillerdir. 2914 - Andolsun ki Nuh'u kendi kavmine gönderdik de, o dokuz yüz elli yıl onların arasında kaldı. Sonunda, onlar zulümlerini sürdürürken tufan kendilerini yakalayıverdi. 2915 - Fakat biz onu ve gemidekileri kurtardık ve bunu âlemlere bir ibret yaptık. 337 - Unutma o peygamberlerden mîsaklarını kesin sözlerini aldığımız vakti! Hele senden, Nuh, İbrahim, Musa ve Meryemoğlu İsa'dan ki onlardan ağır bir mîsak sağlam bir söz aldık. 3775 - Andolsun ki Nuh bize seslenip dua etmişti de biz de ne güzel kabul etmiştik. 3776 - Biz hem onu, hem ailesini o büyük sıkıntıdan kurtardık. 3777 - Hem onun neslini bâki kalanlar kıldık. 3778 - Hem de sonradan gelenler içinde güzel bir namını bıraktık. 3779 - Bütün âlemler içinde Nuh'a selam olsun. 3780 - İşte biz iyilik yapanları böyle mükafatlandırırız. 3781 - Çünkü o bizim mümin kullarımızdandı. 3782 - Sonra diğerlerini suda boğduk. 3783 - Şüphesiz ki İbrahim de onun kolundandı. 382 - O inkâr edenler bir gurur ve ayrılık içindedirler. 405 - Onlardan önce Nuh kavmi, arkalarından da çeşitli topluluklar yalanlamışlardı. Her ümmet, kendi peygamberlerini yakalamak kastında bulundu. Hakkı batılla gidermek için boşuna mücadele ettiler. Ben de onları tuttum, alıverdim. Bak o zaman azabım nasıl oldu? 4031 - "Nuh Kavmi'nin, Âd'ın, Semud'un ve daha sonrakilerin maceraları gibi bir günün geleceğinden korkuyorum. Allah, kulları için bir zulüm istemez." 4213 - Allah dinden Nuh'a tavsiye buyurduğu şeyi sizin için de bir kanun yaptı ve Ey Muhammed! sana vahyettiğimizi, İbrahim'e, Musa'ya ve İsa'ya tavsiye buyurduğumuzu da şeriat kıldı. Şöyle ki Dini doğru tutun ve onda ayrılığa düşmeyin. Fakat senin kendilerini davet ettiğin şey, müşriklere ağır geldi. Allah dilediğini kendine seçer ve kendisine yöneleni de doğru yola iletir. 5012 - Onlardan önce Nuh'un kavmi, Ress halkı ve Semûd da yalanlamıştı. 5146 - Daha önce de Nuh kavmini helâk etmiştik. Çünkü onlar yoldan çıkmış fâsık bir kavimdiler. 5352 - Önceden de Nuh kavmini helak etmişti, çünkü onlar zulmetmiş ve azmıştı. 549 - Onlardan önce Nuh'un kavmi de yalanlamıştı. Kulumuzu yalanladılar ve "Cinlenmiştir." dediler. Ve Nuh davetten vazgeçmeye zorlandı. 5410 - Bunun üzerine Rabbine "Ben yenik düştüm, bana yardım et!" diyerek yalvardı. 5411 - Biz de boşalan bir su ile göğün kapılarını açtık. 5412 - Yeri de kaynaklar halinde fışkırttık, derken sular takdir edilmiş bir iş için birleşti. 5413 - Nuh'u da tahtalardan yapılmış, çivilerle çakılmış gemi üzerinde taşıdık. 5414 - Nankörlük edilen kulumuze bir mükafat olmak üzere gemi, gözlerimizin önünde akıp gidiyordu. 5415 - Bunu bir ibret olarak bıraktık, ibret alan yok mudur? 5416 - Benim azabım ve uyarılarım nasılmış görsünler 5726 - Andolsun, Nuh'u ve İbrahim'i elçi gönderdik, peygamberliği ve kitabı bunların zürriyetleri arasına koyduk. Onlardan yola gelen de vardı, ama onlardan çoğu yoldan çıkmışlardı. 6610 - Allah, inkâr edenlere, Nuh'un karısı ile Lut'un karısını misal verdi. Bu ikisi, kullarımızdan iki salih kulun nikahı altında idiler, onlara hıyanet ettiler. Kocaları, Allah'tan hiçbir şeyi onlardan savamadı. Onlara "Haydi girenlerle birlikte siz de ateşe girin!" denildi. 711 - Gerçekten biz Nûh'u kavmine gönderdik, "kavmine acı bir azap gelmezden önce onları uyar" diye. 712 - Dedi ki, "ey kavmim! Gerçekten ben size açık bir uyarıcıyım". 713 - Şöyle ki, "Allah'a kulluk edin, ondan korkun ve bana itaat edin." 714 - "Günahlarınızı bağışlasın ve sizi belli bir süreye kadar ertelesin. Kuşkusuz Allah'ın takdir ettiği süre gelince ertelenmez. Eğer bilseydiniz.." inanırdınız. 715 - Nûh dedi ki "Ey Rabbim! Ben kavmimi gece gündüz davet ettim." 716 - "Fakat benim çağırmam, onların sadece kaçmalarını artırdı." 717 - "Ben onları senin bağışlaman için her davet ettiğimde, onlar parmaklarını kulaklarına tıkadılar, elbiselerine büründüler, ısrar ettiler, kibirlendikçe kibirlendiler. " 718 - "Sonra ben onları açık açık çağırdım." 719 - "Sonra hem ilan ederek söyledim onlara, hem gizli gizli. " 7110 - "Gelin, dedim, Rabbinizin sizi bağışlamasını isteyin. Çünkü o çok bağışlayıcıdır." 7111 - "Üzerinize gökten bol yağmur yağdırsın." 7112 - "Mallar ve oğullar vererek sizin imdadınıza koşsun. Sizin için bahçeler yapsın, ırmaklar yapsın." 7113 - "Niçin siz Allah'a bir vakar yakıştıramıyorsunuz?" 7114 - "Oysa o sizi aşama aşama yaratmıştır." 7115 - "Görmediniz mi Allah yedi göğü uygun tabakalar halinde nasıl yaratmış?" 7116 - Ve Ay'ı bunların içinde bir nur yapmış, güneşi de bir lamba kılmış. 7117 - Allah sizi yerden bir bitki bitirir gibi bitirdi. 7118 - Sonra sizi tekrar oraya geri çevirecek ve tekrar çıkaracaktır. 7119 - Allah sizin için yeri bir yaygı yapmıştır. 7120 - Ki, ondan açılan geniş geniş yollarda gidesiniz. 7121 - Nûh dedi ki "Ey Rabbim! Onlar bana isyan ettiler; malı ve çocuğu hüsrandan başka bir şeyini artırmayan kimsenin ardına düştüler." 7122 - "Büyük büyük tuzaklar kurdular." 7123 - Dediler ki "Sakın tanrılarınızı bırakmayın, ne Vedd'i, ne Suva'ı ve ne de Yeğus'u, Yeûk'u ve Nesr'i." 7124 - Çok kişiyi yoldan saptırdılar. Sen de o zalimlerin sadece şaşkınlıklarını artır. 7125 - Hatalarından dolayı boğuldular, ateşe sokuldular, kendilerine Allah'a karşı yardımcılar da bulamadılar. 7126 - Nûh dedi ki "Yeryüzünde kafirlerden bir tek kişi bırakma." 7127 - "Zira sen onları bırakırsan kullarını yoldan çıkarırlar ve sadece ahlâksız ve kâfir çocuklar doğururlar." 7128 - "Ey Rabbim! Bana, babama, anama, mümin olarak evime girene ve bütün inanmış erkek ve kadınlara mağfiret buyur. Zalimlerin de sadece helakini artır."

hz nuh ile ilgili 2 ayet kısa