hükmün açiklanmasinin geri birakilmasi soruları
ViewAcademics in Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması on Academia.edu.
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) kavramı, ilk olarak Çocuk Koruma Kanunu ile ortaya çıkmıştır. Daha sonrasında 06/12/2006 tarihli 5560 sayılı kanun ile de ceza mevzuatlarında etkinlik kazanmıştır. 5728 sayılı kanunla da uygulama alanı daha da genişletilerek en son 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu
HÜKMÜN AÇIKLANMASININ GERİ BIRAKILMASI ZAMANAŞIMI. Daire:13 Tarih:2014 Esas No:2012/15784 Karar No:2013/28004 Kaynak:UYAP İlgili Maddeler:CMK 231. 23 Kasım 2013 Cumartesi 23:23. Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Suça sürüklenen çocuğun eylemine uyan 765 sayılı TCK'nın
Hekimlerin Tıbbi Malpraktis Davalarında Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) Sorunu Yazar: Prof. Dr. Sezgin Yılmaz Ocak 7, 2021 Yazar: Prof. Dr. Sezgin Yılmaz Ocak 7, 2021 1828 okunma
I GENEL BİR BAKIŞ AÇISIYLA HÜKMÜN AÇIKLANMASININ GERİ BIRAKILMASI. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumu, Ceza Muhakemesi Kanununun 231’inci maddesinde düzenlenmiştir. Bu hükme göre, hükmün açıklanmasının geri bırakılması, “kurulan hükmün sanık hakkında bir sonuç doğurmamasını ifade eder”.
Site De Rencontre En France 100 Gratuit. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, herhangi bir suçtan ceza mahkemelerinde yargılanan hemen herkesin duyacağı bir kavramdır. Mahkemede savunmanızı yaptıktan sonra hakim mutlaka size şu soruyu sorar Hakkınızda mahkumiyet kararı verilirse hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını ister misiniz? Bunu duyunca önce bir afallar insan, hayır hakim bey ben suçlu değilim, ben beraatimi istiyorum diyenler olur. Anlamadığını söyleyip açıklama isteyen ise azdır. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun düzenlenmiştir. Sanık hakkında kurulan hükmün hukuki bir sonuç doğurmamasını ifade eder. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kavramı; hapis cezasının ertelenmesi, hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilmesi ve infazın ertelenmesi kavramlarından farklıdır. Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasının Şartları Sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesi için bazı şartların gerçekleşmesi gerekir. Bu şartlar Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 5. ve 6. fıkralarında düzenlenmiştir. Buna göre, ilk olarak sanık hakkında verilen cezanın iki yıl veya daha az süreli hapis cezası veya adli para cezası olması gerekir. İki yıldan fazla süreli hapis cezaları hakkında hükmün açıklanması geri bırakılamaz. Bir diğer şart, sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkumiyetinin bulunmamasıdır. Eğer sanık daha önce işlediği bir suçtan dolayı mahkemede halen yargılaması devam ediyorsa veya ceza almış ve dosya istinaf veya temyiz incelemesindeyse karar henüz kesinleşmediğinden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel teşkil etmez. Üçüncü şart, sanığın kişilik özellikleri ile yargılama sırasında duruşmadaki tutum ve davranışları itibarıyla bir daha suç işlemeyeceği yönünde hakimde kanaat oluşturması gerekir. Bu konuda takdir yetkisi hakimdedir. Dördüncü şart, suçun işlenmesiyle oluşan kamunun veya mağdurun zararının tamamen karşılanması gerekir. Örneğin bir mala zarar verme suçunda zarar verilen malın aynen iade, önceki hale getirme veya tazmin suretiyle zararın tamamen karşılanması gerekir. Yaralama suçunda mağdurun tedavi masrafları, çalışamaması nedeniyle uğradığı gelir kaybı vb zararların karşılanması gerekir. Beşinci şart, sanığın, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını kabul etmediğine dair bir beyanının olmaması gerekir. Yazının başında belirttiğimiz gibi, hakimlerin savunmasını yapan sanığa bu yönde soru sormalarının nedeni budur. Sanık hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını istemiyorsa, diğer koşullar gerçekleşse dahi uygulanamaz. Son şart olarak, sanık hakkında daha önce hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar verilmemiş olmalıdır. Hüküm ve Sonuçları Hükmün açıklanmasının geri bırakılması halinde, sanık kararın kesinleşmesinden itibaren 5 yıl süre ile denetime tabi tutulur. Bu denetim süresi içinde sanık hakkında denetim tedbiri uygulanabileceği gibi herhangi bir tedbirin uygulanmamasına da karar verilebilir. Bu konu hakimin takdirindedir. Sanık 5 yıllık denetim süresi içince kasıtlı olarak bir suç işlemezse veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere uyması halinde açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılarak, davanın düşmesi kararı verilir. Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar.
KASTEN YARALAMA/TEHDİT SUÇU-HÜKMÜN AÇIKLANMASININ GERİ CEZA DAİRESİE. 2015/10897K. 2017/21205T. KASTEN YARALAMA/TEHDİT SUÇU Sanığın Kişilik Özellikleri İle Duruşmadaki Tutum ve Davranışları Göz Önünde Bulundurularak Yeniden Suç İşleyip İşlemeyeceği Hususunda Bir Değerlendirme Yapılıp Sonucuna Göre HAGB Kararı Verilmesi Gerektiği – 5237 Md. 2 ve 7 Gözetilerek Uzlaştırma İşlemi Uygulanarak Sonucuna Göre Sanığın Hukuki Durumunun Değerlendirilmemesinin İsabetsiz Olduğu * TEMEL CEZANIN BELİRLENMESİ Hükmün Gerekçesinde Kasten Yaralama Suçundan Verilecek Cezada Alt Sınırdan Uzaklaşılacağının Belirtildiği/Hüküm Kurulması Sırasında Alt Sınırdan Uzaklaşılmayı Gerektirecek Bir Durum Bulunmadığının Yazıldığı/Teşdit Uygulanmak Suretiyle Hükmün Karıştırıldığı * HÜKMÜN AÇIKLANMASININ GERİ BIRAKILMASI Sanığın Kişilik Özellikleri İle Duruşmadaki Tutum ve Davranışları Göz Önünde Bulundurularak Yeniden Suç İşleyip İşlemeyeceği Hususunda Bir Değerlendirme Yapılıp Sonucuna Göre HAGB Kararı Verilmesi Gerektiği – Sanığın “Katılana Ait Zararı Giderdiğine Dair Dosya İçerisinde Bir Delil Olmadığı” Şeklinde Kanuni ve Yeterli Olmayan Gerekçeyle 5271 S. Kanunun 231/6. Maddesinin Uygulanmasına Yer Olmadığına Karar Verilmesinin İsabetsiz Olduğu * UZLAŞMA Tehdit Suçunun Uzlaştırma Kapsamında Bulunduğu/Yaralama Suçu Yönünden İse Uzlaşma Önerisinin Yapıldığı Tarihte Engel Bulunduğu/Yeni Düzenleme Karşısında Bu Suç Yönünden de Uzlaşma Önerisinde Bulunulması Gerektiği – 5237 Md. 2 ve 7 Gözetilerek Uzlaştırma İşlemi Uygulanarak Sonucuna Göre Sanığın Hukuki Durumunun Değerlendirilip Belirlenmesi Gerektiği 5271/ 253 6763/ 5237/ 7, 86/2, 106/1ÖZET Dava, kasten yaralama ve tehdit suçuna gerekçesinde kasten yaralama suçundan verilecek cezada alt sınırdan uzaklaşılacağının belirtilmesine karşın, hüküm kurulması sırasında alt sınırdan uzaklaşılmayı gerektirecek bir durum bulunmadığı belirtilip ancak yine teşdit uygulanmak suretiyle hükmün karıştırılması,CMK’nın 231/6. maddesi uyarınca, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak, yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususunda bir değerlendirme yapılıp, sonucuna göre hükmün açıklanmasının geri bırakılmasıyla ilgili bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, “sanığın katılana ait zararı giderdiğine dair dosya içerisinde bir delil olmadığı” şeklinde kanuni ve yeterli olmayan gerekçeyle, anılan kanun maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,Uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş olup, sanığa isnat edilen TCK’nın 106/1. maddesinin 1. cümlesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu, TCK’nın 86/2. maddesi kapsamındaki yaralama suçu yönünden ise uzlaşma önerisinin yapıldığı tarihte 5271 Sayılı CMK’nın 253/3. maddesinde engel bulunduğu gözetilerek, yeni düzenleme karşısında bu suç yönünden de uzlaşma önerisinde bulunulması gerektiği anlaşılmış olmakla, 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması bozmayı Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldüKARAR Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;Sanık hakkında yaralama suçunda hapis cezası tercih edildiği halde, cezanın TCK’nın 50/2. maddesi hükmüne aykırı olarak adli para cezasına çevrilmesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni gerekçesinde kasten yaralama suçundan verilecek cezada alt sınırdan uzaklaşılacağının belirtilmesine karşın, hüküm kurulması sırasında alt sınırdan uzaklaşılmayı gerektirecek bir durum bulunmadığı belirtilip ancak yine teşdit uygulanmak suretiyle hükmün karıştırılması,2-CMK’nın 5728 Sayılı Kanun ile değişik 231. maddesinin 6/c fıkrasında belirtilen zarar kavramı, ölçülebilir, belirlenebilir somut maddi zarara dair olup, manevi nitelikteki zararı kapsamaması ve sanığa yükletilen tehdit suçundan dolayı da, müştekinin uğradığı maddi nitelikte bir zararın bulunmaması karşısında; CMK’nın 231/6. maddesi uyarınca, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak, yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususunda bir değerlendirme yapılıp, sonucuna göre hükmün açıklanmasının geri bırakılmasıyla ilgili bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, “sanığın katılana ait zararı giderdiğine dair dosya içerisinde bir delil olmadığı” şeklinde kanuni ve yeterli olmayan gerekçeyle, anılan kanun maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,3-Kabule göre de;02/12/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 Sayılı Kanun’un 34. maddesiyle değişik 5271 Sayılı CMK’nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK’nın 106/1. maddesinin 1. cümlesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu, TCK’nın 86/2. maddesi kapsamındaki yaralama suçu yönünden ise uzlaşma önerisinin yapıldığı tarihte 5271 Sayılı CMK’nın 253/3. maddesinde engel bulunduğu gözetilerek, yeni düzenleme karşısında bu suç yönünden de uzlaşma önerisinde bulunulması gerektiği anlaşılmış olmakla, 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,SONUÇ Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu sebeple yerinde görülmüş olduğundan, 1 ve 2 numaralı bozma nedeni hariç diğer yönleri incelenmeksizin HÜKÜMLERİN 5320 Sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, tarihinde oybirliğiyle karar verildi.[/column]
Türk Ceza Kanununun Millete ve Devlete Karşı Suçlar başlıklı dördüncü kısmının; dördüncü, beşinci, altıncı ve yedinci bölümlerinde düzenlenmiş olan Devletin Güvenliğine, Anayasal Düzene ve Bu Düzenin İşleyişine, Milli Savunmaya, Devlet Sırlarına Karşı Suçlar ile Casusluk suçlarından hüküm giyen kişiler Devlet Memurları Kanununa göre memur olamazlar. Bu suçlardan hüküm giyenlerde verilen cezanın miktarı önemli değildir. Hükümlü bu suçlardan dolayı bir günlük ve ya hapis cezası alması önemli değildir. Hükmedilen bu ceza affa uğrasa dahi, yine de memur olamaz. Ancak hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesinden yararlanmış olan kişilerin henüz kesinleşmiş bir mahkûmiyeti olmadığından ve yine denetim süresini iyi halle geçirmiş olan kişiler hakkında da açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılarak davanın düşmesine karar verileceğinden bu kişilerin memur olmaları mümkündür. Zira haklarında kesinleşmiş bir mahkumiyet karar bulunmamaktadır. Danıştay 12. Dairesi 2013 tarihli bir kararında Sanık hakkında HAGB kararı verilmiş olmasının memuriyete etki etmeyeceği açıkça belirtilmiştir. Karar şu şekildedir. “657 sayılı Yasa’nın 48/A-5, 98/b maddeleri uyarınca tesis edilecek işlemlerin tamamen ceza yargılamasının sonucuna bağlı olması ve işlem tarihinde davacı hakkında kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararı bulunması nedeniyle dava konusu hukuka uygun olarak tesis edilmiş ise de; mahkumiyet hükmü davacının başvurusu üzerine uyarlanmış ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesi uyarınca davacı hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmiştir. Hagb kararı verilmesi nedeniyle davacının memuriyet görevine son verilmesi hukuka aykırıdır Danıştay 12. Daire – Karar 2013/439.
Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kurumu, 5271 Sayılı Ceza Usulü Kanunu’nun 231 .maddesinde düzenlenmiştir. Hüküm ve içeriği cezalandırılmanın anlaşılması açısından önemlidir. Benli Avukatlık Bürosu olarak Denizli ilinde ceza avukatı olarak faaliyet göstermekteyiz. Faaliyetlerimiz kapsamında ceza uygulamasında sıklıkla HAGB kararlarına rastlamaktayız. 5271 Sayılı Kanunun “ Sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, iki yıl veya daha az süreli hapis veya adlî para cezası ise; mahkemece, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir. Uzlaşmaya ilişkin hükümler saklıdır. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukukî sonuç doğurmamasını ifade eder.” Hagb Kararının Şartları; Hükmedilen cezanın iki yıl veya daha az süreli hapis cezası veya adli para cezası olması,Daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış olmak,Sanığın yeniden suç işlemeyeceği kanaati,Zararın giderilmesi,Sanığın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını kabul etmesi, Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen hükümde mahkum olunan hapis cezası ertelenemez ve seçenek yaptırımlara çevrilemez. Benli Avukatlık Bürosu olarak bu kararların denetiminin genişletilmesi gerektiği kanaatindeyiz. Yasal düzenlenmeler ile usulen de denetiminin yapılması gerektiğini düşünüyoruz. Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı bir ceza ifadesi ile hukuki sonuç doğurması ertelenen bir olarak,5 yıl denetim süresi içerisinde denetimi ihlal etmeyen veya kasıtlı bir suç işlemeyen sanık hakkında hüküm sonuç doğurmaz. Ancak hakim,denetimi ihlal etmeyen ya da suç işlemeyen sanık hakkında düşme kararı verir. Hagb Kararının Sonuçları; Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması kararı verilen sanığın kasıtlı bir suç işlemesi halinde sanık hakkında verilen hüküm, aynen açıklanacaktır. Yargıtay E. Ve 2021/5993 kararınında “denetim süresi içerisinde suç işlediği anlaşılan sanık hakkındaki hükmün aynen açıklanması ile yetinilmesi gerekirken, sanık hakkında hükmolunan adli para cezası yerine hapis cezasına hükmedilmesi ve cezanın ertelenmesine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklinde belirtmiştir. Sanık mahkeme tarafından öngörülen denetimi ihlal ederse, yeni bir mahkumiyet hükmü kararda Hakim; Cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine Koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine Seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek Yeni bir mahkûmiyet hükmü kurma yetkisine sahiptir. Benli Avukatlık Bürosu olarak Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararlarının sanık lehine olduğu düşüncesindeyiz. Ceza avukatı ceza yargılamasında önemlidir. Çünkü savunma hakkı anayasal bir haktır. Ceza yargılamalarında avukatla temsil edilmek bir gerekliliktir. Benli Avukatlık bürosu olarak bunu savunması,suçlama iddiasını anlamak ile başlar. İddianın sanık tarafından öğrenilmesi öğrenilmesi ile başlar. Ceza hukukunda savunma gerçeğin aydınlatılmasında İnsan Hakları Bildirgesi ve Anayasamızda savunma hakkı koruma altındadır. Benli Avukatlık Bürosu olarak Denizli ilinde bulunan büromuzdan ceza avukatı alanında hizmet almak isteyen kişilerin bizlerle iletişime geçmesi gerekmektedir. BENLİ AVUKATLIK BÜROSU BENLİ
Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması HAGB Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, sanık hakkında hükmolunan cezanın belli bir denetim süresi içerisinde sonuç doğurmaması, denetim süresi boyunca kasıtlı bir suç işlenmez ve yükümlülüklere uygun davranılırsa ceza kararının ortadan kaldırılması ve davanın düşmesine yol açan bir cezanın bireyselleştirilmesi kurumudur CMK Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Şartları Hükmün açıklanmasının geri bırakılması için birtakım şartların bir arada bulunması gerekir. Ceza Muhakemesi Kanunu’nun HAGB kararı için aradığı tüm şartlar vücut bulmadan, hakim, HAGB kararı verme yetkisine sahip değildir. Bu şartlar şunlardır HAGB Kararı için Suça Dair Şartlar Nelerdir? Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı Verilemeyecek Suçlar Bazı suçlar açısından hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilemeyeceğine dair özel kanunlarda düzenlemeler vardır. Aşağıdaki hallerde sanık hakkında HAGB kararı verilemez 477 sayılı Disiplin Mahkemeleri Kanunu md. 63/2 gereği, bu kanun kapsamındaki disiplin suçlarının ceza miktarı ne olursa olsun hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez. Ancak, disiplin suçu tarihinden önce işlenmişse hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümleri uygulanabilir. Karşılıksız çek keşide etme suçu İmar Kirliliğine Neden Olma Suçu, Disiplin veya tazyik hapsi gerektiren fiiller Örneğin, taahhüdü ihlal veya nafaka borcunun ödenmemesi suçu nedeniyle hükmedilen tazyik hapsi; duruşma disiplinine aykırılık nedeniyle hakim tarafından hükmedilen disiplin hapsi. Anayasanın 174 üncü maddesinde koruma altına alınan inkılâp kanunlarında yer alan suçlar CMK Özellikle belirtelim ki, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlar bakımından 6352 sayılı Kanun maddesi ile yapılan değişiklikle birlikte HAGB hükümleri uygulanabilmektedir. Örneğin, propaganda, örgüte yardım etme suçu vs. gibi suçları işleyenler diğer şartlar varsa hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumundan faydalanabilirler. Hapis Cezasında Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması HAGB kararı verilebilmesi için mahkemenin yaptığı yargılama neticesinde hükmettiği ceza hapis cezası ise, 2 yıl veya daha az süreli hapis cezası olmalıdır. 18 yaşından küçük çocuklar açısından da aynı ceza miktarı geçerlidir. Suçun niteliğinin yukarıda açıkladığımız istisnalar hariç, taksirle veya kasten işlenmesinin hiçbir önemi yoktur, önemli olan cezanın miktarıdır. Ceza Muhakemesi Kanunu, 2 yıl veya daha az ceza miktarını mutlak nitelikte bir ölçü olarak kabul etmiştir. Adli Para Cezasında Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Adli Para Cezası, doğrudan verilebileceği gibi hapis cezasından da çevrilebilen bir ceza yaptırımıdır. Mahkeme yargılama neticesinde sanık hakkında doğrudan sadece adli para cezasına veya hapis cezası ile birlikte doğrudan adli para cezasına hükmetmiş ise, bu para cezası hakkında da HAGB kararı verilebilir. Burda dikkat edilmesi gereken husus, adli para cezasının doğrudan verilen bir adli para cezası olmasıdır. Hapis cezasından çevrilen adli para cezaları için hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi mümkün değildir. HAGB Kararı için Sanığa Dair Şartlar Nelerdir? Hakkında HAGB Kararı Verilecek Sanığın Daha Önce Kasıtlı Bir Suçtan Mahkum Olmaması Sanığın daha önce kasten işlediği bir suçtan dolayı kesinleşmiş mahkumiyeti varsa hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilemez. Önceki mahkumiyetinin hapis cezası veya adli para cezası olmasının veya cezanın miktarının hiçbir önemi yoktur. Sanığın önceki mahkumiyetine esas suç kasten işlenmişse hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi mümkün değildir. Taksirle işlenen suçlar bakımından sanık hakkında önceden kesinleşmiş mahkumiyet kararı olsa bile hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilir. Sanık kasıtlı bir suçtan mahkum olmadığı halde adli sicil kaydında denetimli serbestlik tedbiri varsa, HAGB kurumundan faydalanabilir. Suç Nedeniyle Mağdurun Uğradığı Zararın Giderilmesi İşlenen suç nedeniyle mağdur veya kamu bir zarara uğramışsa, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için uğranılan bu zararın giderilmesi gerekir. Suç nedeniyle oluşan zarardan kasıt, doğrudan suçun neden olduğu maddi zararlardır. Manevi zararlar uğranılan zarar kapsamında değildir. Zararın giderilmesi, zararın konusu olan şey aynen verilebiliyorsa aynen iade yoluyla, aynen iade edilemeyecek bir şey ise tazmin suretiyle giderilmesi yoluyla mümkün olur. Mahkemece Sanığın Tekrar Suç İşlemeyeceği Kanaatine Varılması Mahkeme, sanığın duruşmadaki tutum ve davranışlarını, kişilik özelliklerini göz önüne alarak yeniden suç işlemeyeceği kanaatine varırsa hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verir. Hemen belirtelim ki, yargıç, sanığın davranışlarını ve kişiliğini sübjektif kriterlere göre değerlendiremez. Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre sanığın duruşma tutanaklarına yansıyan olumsuz bir davranışı ve bilinen olumsuz bir kişilik özelliği yoksa, yargıç HAGB kararı vermelidir. Sanığın Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasına Onay Vermesi Sanık, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararını kabul etmediğini beyan ederse yargıç, HAGB kararı veremez. Çoğu sanığın “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını kabul etmeli miyim” şeklindeki sorusu ile karşılaşılır. HAGB kararı verilmesini kabul edip etmemeyi somut olaya göre değerlendirmek gerekirse de, davaların büyük bir çoğunluğunda HAGB kararı verilmesini kabul etmek sanığın lehinedir. Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması ve Denetim Süresi İçinde Yeniden Suç İşlenmesi Hükmün açıklanmasının geri bırakılması halinde sanık 5 yıl süreyle denetime tabi tutulur. 18 yaşından küçük çocuklar için denetim süresi 3 yıldır. Sanığın bu denetim süresi içinde kasten bir suç işleyip işlememesine göre iki sonuç ortaya çıkar Sanık denetim süresi içinde kasten bir suç işlemez ve yargıcın belirlediği diğer yükümlülüklere uygun hareket ederse açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılarak davanın düşmesine karar verilir. Dava düştükten sonra yargılanan kişi davadan önceki hukuki durumuna geri döner. Sanık, denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işler veya hakimin belirlediği yükümlülüklere aykırı hareket ederse açıklanması geri bırakılan hüküm mahkeme tarafından açıklanır. Denetim süresi içerisinde yeniden kasıtlı suç işleyen sanık hakkında açıklanması geri bırakılan hüküm aynen açıklanır. Suç işleyen sanık hakkında daha önce verilen ceza seçenek yaptırımlara çevrilemez, ertelenemez. Denetim süresi içinde suç işlemediği halde hakimin belirlediği denetimli serbestlik yükümlülüklerini yerine getirmeyen sanık hakkındaki hükmün de açıklanmasına karar verilir. Ancak, bu durumda hükmü açıklayan mahkeme sanığın cezasının yarısına kadar olan bir kısmının infaz edilmemesine karar verebilir. Mahkeme, koşulları varsa suç işlemeyen ancak yükümlülüklere aykırı davranan sanık aleyhine hükmedilen hapis cezasını erteleyebilir veya adli para cezası gibi seçenek bir yaptırıma çevirerek yeni bir mahkumiyet hükmü de kurabilir. Önemle belirtmek gerekir ki; tarihine kadar işlenen suçlarda birden fazla kere hükmün açıklanmasının geri bırakılması verilebilir. Bu tarihten sonra işlenen suçlarda birden fazla kere HAGB kararı verilmesi kanuni düzenleme nedeniyle mümkün değildir. Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararına Nasıl İtiraz Edilir? Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı, kararın duruşmada öğrenilmesinden veya tebliğ edilmesinden itibaren 7 gün içinde itiraz edilebilir. Hagb kararına karşı istinaf veya temyiz başvurusu yapılamaz. Kararı veren mahkeme hangisi ise o mahkemeye dilekçe verilerek HAGB kararına itiraz edilebilir. Kararı veren mahkeme itirazı önce kendisi değerlendirir ve itiraz üzerine yapacağı inceleme ile kendi verdiği kararı düzeltebilir. Hagb kararı veren mahkeme, kararına yapılan itirazı yerinde görmezse itiraz dilekçesini itirazı incelemeye yetkili mahkemeye gönderir. HAGB kararına itirazı incelemeye yetkili mahkemeler şu şekilde belirlenir CMK md. 268 1- Asliye Ceza Mahkemesi’nin Hükmettiği HAGB Kararına Yapılan İtirazı İncelemeye Yetkili Mahkeme HAGB kararı, Asliye Ceza Mahkemesi tarafından verilmişse, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına itirazı incelemeye yetkili mahkeme, o adliyedeki Ağır Ceza Mahkemesi’dir. Aynı adliyede Ağır Ceza Mahkemesi yoksa, Asliye Ceza Mahkemesi’nin yargı çevresinde bulunduğu Ağır Ceza Mahkemesi’ne itiraz edilebilir. 2- Ağır Ceza Mahkemesi’nin Hükmettiği HAGB Kararına İtiraz Herhangi bir Ağır Ceza Mahkemesi’nin hükmettiği HAGB kararına itirazı incelemeye yetkili mahkeme, HAGB kararını veren mahkemeyi sıra numarası olarak izleyen Ağır Ceza Mahkemesi’dir. HAGB Kararına İtiraz Halinde Aleyhe Bozma/Değiştirme Yasağı Aleyhe bozma/değiştirme yasağı, yalnızca sanık lehine temyiz veya istinaf başvurusu yapıldığında, hükmün sanık aleyhine sonuç doğuracak şekilde değiştirilememesidir. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına itiraz halinde, aleyhe bozma/değiştirme yasağı ilkesi uygulanmaz. Yani, hagb kararına itiraz sanık lehine yapılmış olsa dahi, itiraz mercii hükmü sanık aleyhine de bozabilir . Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması ve Tutuklama Nedeniyle Tazminat Kural olarak, haksız bir şekilde uygulanan arama, elkoyma, yakalama, gözaltı ve tutuklama gibi koruma tedbirlerinin mağduru, devletten maddi ve manevi tazminat talep edebilir CMK Hükmün açıklanmasının geri bırakılması halinde; 5 yıllık deneme süresini iyi halli geçirip hakkındaki davanın düşmesine karar verilen sanıklar, haksız tutuklama vb. gibi kişi özgürlüğünü sınırlayan koruma tedbirleri nedeniyle maddi ve manevi tazminat talep edebilirler. Ancak, bu kişilerin tazminat talep edebilecekleri süre; HAGB kararı ile hükmedilen hapis veya adli para cezası infaz edilmiş olsaydı, infaz kanunu gereği cezaevinde geçirilecek süreyi aşan kısma denk gelen tutukluluk süresidir Yargıtay 12. CD – Karar 2016/5571, Karar 2014/16397. Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararının Memurluğa Etkisi Nedir? Hakkında HAGB kararı verilen kişinin devlet memurluğu, milletvekilliği, avukatlık veya başkaca bir kamu hizmeti ifa etmesinin önünde hiçbir yasal engel yoktur. Hakkında HAGB kararı verilen kişinin mahkumiyete esas cezası ne olursa olsun memuriyetten veya başkaca bir kamu görevinden atılması mümkün değildir. Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı Adli Sicil Kaydına İşler mi? Sabıka Kaydına İşlenir mi? Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı, Adli Sicil Kaydı Sabıka Kaydı kayıtlarında görünmez. HAGB kararları, adli sicil kaydında bu hükümlere özgü bir sisteme kaydedilir. Bu nedenle e-devlet üzerinden alınan sabıka kaydında veya adliyeden alınan adli sicil kaydında HAGB kararı gözükmez.
hükmün açiklanmasinin geri birakilmasi soruları