idrar yolu enfeksiyonundan sonra hamile kalanlar

Metabolizeedilmediğinden kandaki şeker seviyesini artırmaz. Hamile bayanlar ve küçük çocuklar için güvenlidir. % 10 dan az vakalarda idrar enfeksiyonu e Coli nin haricinde mikroptan meydana gelebilir..Bu durumda doktorunuza danışıp antibiyotik tedavisine başlayınız.. Önerilen kullanım: Bir bardak suya bir çay kaşığı D İdrar yolu iltihabı, çok sık rastlanan, özellikle de kadınlarda daha fazla görülen bir rahatsızlıktır. Farklı sebeplerle oluşan enfeksiyonu, ilaç kullanmadan doğal yollarla tedavi edebilirsiniz. İdrar yolunda; idrar kesesi, böbrekler ve idrar borusu mevcuttur. Bu organlardan birinin ya da hepsinin iltihaplanması sonucu idrar yolu enfeksiyonu başlar. Sık sık sistit İdraryolu enfeksiyonu belirtilerine bir göz atacak olursak; İdrar yaparken yanma hissi. Kramp ve karın ağrısı. Acil idrara çıkma hissi. Damla damla idrar yapma. Sık idrara çıkma (geceleri dahil) Kötü kokulu, bulanık idrar. En yaygın görünen alt idrar yolu iltihabı belirtileri arasında kabul edilmektedir. Üst idrar yolu İdrar yolu enfeksiyonunun en yaygın belirtileri şöyledir: -İdrar yaparken yanma ve acı hissi, -Sık idrara çıkma arzusu, -İdrarı bitirememe hissi, kanama, bulanık idrar, -Ağır ya da İdraryollarına bulaşmış olabilecek mikroplar idrar yapınca vücuttan atılır. Cinsel ilişkiden önce ve sonra yeterince su içmek faydalıdır, idrara çıkmayı kolaylaştırır. Tuvaletten sonra doğru şekilde temizlenin. İdrar yolu enfeksiyonlarından kaçınmak için anüs ve genital bölgenizi önden arkaya doğru silin. Site De Rencontre En France 100 Gratuit. Hamilelikte idrar torbası ve böbrek problemleri hamilelik esnasında bir çok anne adayı yaşamaktadır. Gebelikte, idrar torbası enfeksiyonu diğer adıyla idrar yolu enfeksiyonu sıklıkla ortaya çıkmaktadır. İdrar enfeksiyonları tedavi edilmezse ciddi böbrek problemlerine yol açar. İdrar enfeksiyonunun ileri aşaması böbrek enfeksiyonudur. Böbrek enfeksiyonuna tıbbi adı piyelonefrittir. İdrar yolu ve böbrek enfeksiyonları erken doğuma bağlı rahatsızlıklardır. Eğer piyelonefrit ve idrar yolu enfeksiyonu geçmişiniz varsa hamileliği başlamadan önce mutlaka doktorunuza muayene olunuz. Böbrek taşları hamilelik esnasında anne adaylarına problem yaratabilmektedir. Böbrek taşları ağrıya neden oldukları için hamilelik esnasında diğer hastalıklardan ayırt etmek zorlaşır. İdrar yolu enfeksiyonları, böbrek taşlarına ve böbrek enfeksiyonu piyelonefrit olma olasılığını arttır. Hamile kalmadan önce böbrek ya da idrar torbası ameliyat olduysanız veya önemli böbrek problemleri yaşadıysanız bu durumları jinekoloji doktorunuza mutlaka belirtiniz. Ara sıra oluşan idrar yolu enfeksiyonları sizi telaşlandırmamalıdır. Hamile kalmadan önce bu tip problemleriniz varsa doktorunuzun yapacağı testlerde idrar yolu enfeksiyonlarını risk taşıyıp taşımadığını öğrenebilirsiniz. İdrar yolu enfeksiyonunun belirtileri Hamilelikte en sık görülen bu problemin belirtisi sık sık tuvalete çıkma, ağrılı ve yanmalı idrara çıkmadır. Rahim büyüdükçe idrar torbasını tepe noktasına, böbreklerden idrar torbasına giden kanalların üstüne yerleşir bunun sonucu olarak da idrar akışını engellemiş olur. Ciddi idrar yolu enfeksiyonlarını da idrarda kan görülmesi olası bir durumdur. Bu tip durumlarda doktorunuz ilk doğum öncesi muaynesi sırasında idrar kültüründen analiz yapabilir. İdrar yolu enfeksiyonu nasıl önlenir İdrar yolu enfeksiyonunun görülmesinin en büyük nedeni idrarı çıkmaktan kaçınmaktır. İdrar ihtiyacını ertelemeyerek idrar yolu enfeksiyonlarından kaçına bilirsiniz. İdrarınız geldiğinde tuvalete gitmekten kaçınmayınız mutlaka idrarınızı yapınız. İdrar yolu enfeksiyonuna yakalanmamak için bol bol su, yaban mersini suyu içmenizi öneririz. Ayrıca cinsel ilişkiden sonra idrara çıkmak idrar yolu enfeksiyonu önlemeye yardımcı olur. Gebelikte idrar yolu enfeksiyonu riskleri Hamilelik ve gebelikte idrar yolu enfeksiyonu yaşarsanız mutlaka doktorunuza başvurmanız gerekmektedir. İdrar yolu enfeksiyonları tedavi edilmediğinde zeka geriliği olan ve gelişim geriliği olan çocuk doğurma riskiniz artar. İdrar yolu enfeksiyonları prematüre bebek doğumuna ve düşük doğum ağırlığına neden olur. Gebelik esnasında idrar yolu enfeksiyonunuz varsa doktorunuzun size vereceği antibiyotik reçetelerini gönül rahatlığıyla kullanabilirsiniz. İdrar yolu enfeksiyonları tedavi edilmezse ilerleyen sayfalarda ciddi böbrek enfeksiyonlarına neden olur. Piyelonefrit nedir ? Piyelonefrit İdrar kesesi enfeksiyonundan kaynaklanan ciddi bir problemdir. Hamilelik esnasında bu rahatsızlık %1 ile %2 arasında ortaya çıkar. Sık sık idrar yapma ihtiyacı, yüksek ateş, üşüme, idrar yapamama ve bel ağrıları belirtiler arasında yer alır. Hamilelik esnasında Piyelonefrit yaşamanız durumunda hamilelik boyunca antibiyotik kullanmanız gerekebilir. İlgili Konular Hamileliktakvimim ekibi olarak bu gün sizlerle Hamile kalmak için en uygun gün ne zaman ... Anne adayları için en uygun gebelik yaşı kaç olduğu konusunda sizlere bilgi vereceğiz ancak gebe... Hamilelikte gebelikte anne adayının boyu çok önemlidir. Gebelik öncesi ve sonrası anne adayının... Gebe kalmadan önce yaptırması gereken testler nelerdir. Hamile kalmadan önce hiçbir şikayetiniz... Antibiyotik TanımıHamilelikte Antibiyotik KullanımıHamileliğin İlk Döneminde Antibiyotik KullanımıErken Gebelikte Antibiyotik Kullanılır mı?Hamilelikte Güvenli Kabul Edilen AntibiyotiklerHamilelikte Güvenli Olmayan Antibiyotikler;Hamilelikte Antibiyotik Kullanılır mı? Hamilelik, büyülü bir zamandır. Bir çok kadın için sadece hamile kalmak bile bir mucizedir. Önce bebeğimiz için, sonra kendimiz için en iyisi olacak şekilde kararlar alırız, bu da anneliğin en önemli bir parçasıdır. Hamilelik sırasında en zor kararlardan biri, antibiyotik vb. ilaçların hastalıklar için güvenle kullanılıp kullanılamayacağı sorusudur. Hamileliğin belli zamanlarında vücuda giren bazı kimyasallar bebeğin büyümesine etki edebilir, çeşitli komplikasyonlara ve doğum kusurlarına neden olabilir. Fakat hamile olan kişi hastalandığında ne olur? Bu gibi durumlarda doktorlar hem anne adayı hem de bebek için hastalığın oluşturabileceği riskleri göz önünde bulundurarak antibiyotik yazabilir. Çünkü tedavi edilmemiş bir bakteriyel enfeksiyon bazen ciddi komplikasyonlara sebep olabilir. Antibiyotikler bakterilere karşı kullanılan geniş bir ilaç sınıfıdır. Bakterileri öldürürler veya büyümelerini hızlı bir şekilde engel olurlar. Penisilin bulunmadan önce ölümle sonuçlanan bir çok hastalık bugün antibiyotiklerle tamamen tedavi edilebilir. Fakat antibiyotikler, bakterilere etkili, virüslere ise etkisizdir. Antibiyotikleri, doktorunuzun uygun gördüğü şekilde almak oldukça önemlidir. Ancak antibiyotiklerinde yan etkilerinin olduğunu unutmamak gerekir. Faydalı olan bakterileri de etkileyebilir. Ayrıca, alerjik reaksiyon gibi yan etkilere de sebep olabilir. Gebelikte ise antibiyotikler, bebeğin gelişimini ve hamileliği de etkileyeceği için çok dikkatli kullanılmalıdır. Hamilelikte Antibiyotik Kullanımı Döllenmiş yumurta rahim içine yerleştikten sonra, en büyük endişe bir ilacın plasentadan bebeğin kan dolaşımına geçmesi ve gelişimini engellemesidir. Bir ilacın neden olabileceği zararın türü ve ciddiyeti, hamileliğin seyrine bağlıdır. En ciddi doğum kusurları, genellikle ilk trimesterde, özellikle ana organlar ve vücut bölümlerinin gelişmesiyle birlikte 2 ile 8 haftalarda ortaya çıkar. Doktorunuz hamilelik esnasında size bir antibiyotik reçete ederse, bunun nedeni genellikle tedavi etmek istediği enfeksiyonun, ilacı almanın olası yan etkilerinden daha da tehlikeli olmasıdır. Doktorunuz size bir reçete yazarsa bu genellikle penisilin ve eritromisin grubundan olacaktır. Antibiyotikleri doktorunuzun size önerdiği şekilde kullanın. Hamile olduğunuzu bilen bir doktorun yazdığı bir antibiyotik kullanılabilir. Aksi taktirde, hamile olduğunuzu veya hamilelik şüphesi taşıdığınızı belirtin. Mümkünse probiyotik ve antibiyotiği bir kaç saat arayla almaya çalışın. Hamile kalmadan önce reçeteli ilaçlar kullanıyorsanız hamile olduğunuzu öğrenir öğrenmez doktorunuza bu ilaçları kullanmanın güvenliliğini sorun. Anne adayları bebeğe zarar verme korkusuyla bir doktorun önerdiği antibiyotiği almaktan vazgeçmemelidir. Hamileyken, kendi kendinize ilaç tedavisinden veya antibiyotik kullanımından kaçınılmalıdır. Hamileyken sağlığınıza daha çok dikkat etmeli ve hastalanmamakta özen gösterilmelidir. Anne adayları, bulaşıcı hastalığı olan insanlarla temastan kaçınmalıdır. Hamileliğin İlk Döneminde Antibiyotik Kullanımı Hamileliğin ilk döneminde antibiyotik kullanımı, hamilelikte antibiyotik kullanımının en zararlı olduğu zamanlardan biridir. Hamileliğin ilk evresinin içerisinde, bebek ve plasenta o an için tam anlamı ile bağışıklık sağlayamadığından dolayı bebeğin korunması pek mümkün olmayabilir. Erken Gebelikte Antibiyotik Kullanılır mı? Erken gebelikte, hamileliğin ilk üç ayında bebek çok hassastır. Bu süreçte bebeğin organları oluşur. Alkol ve sigara gibi dış etkenler, stres ve antibiyotik gibi ilaçlar bu hassas dönemde bebeğe zarar verebilir. Yüksek ateşli enfeksiyonlar da bebeğe zarar verebilir veya kişinin düşük yaparak hamileliğin erken sona ermesiyle sonuçlanabilir. Hamilelik Sırasında Bilinçsizce Antibiyotik Kullanıldığında; Kadınlar bazen hamile olduklarını bilmeden bazı antibiyotikleri alırlar. Bu genellikle hamileliğin başında ortaya çıkar ve hamile olan kişide çok büyük endişe uyandırabilir, çocuğuma zarar verdim mi? sorusu ilk akla gelendir. Hasarın olup olmadığını ancak doktor bilebilir. Hamilelik sırasında ilacın ne zaman alındığı ve hangi antibiyotiğin kullanıldığını bilmek oldukça önemlidir. Hamile olan kişide endişe geçmemiş ise jinekolog fetüsün gelişimini yakından izleyerek durumu takibe alır . Hamilelikte Güvenli Kabul Edilen Antibiyotikler Bazı antibiyotikler genellikle hamilelikte kullanmak için güvenli kabul edilir. Bunlar; Penisilin Klindamisin Amoksisilin Nitrofurantoin Ampisilin Eritromisin Augmentin Cephalexin Antibiyotikleri kullanmadan önce mutlaka doktorunuza danışınız. Hamilelikte Güvenli Olmayan Antibiyotikler; Tetrasiklin Minosiklin Doksisiklin Trimetoprim sulfametaksazoletkin gibi maddeleri içeren antibiyotikler gebelikte kullanımı sakıncalıdır. Tetrasiklinler, gelişmekte olan bebeğin dişlerinin rengini değiştirebilir. Hamileliğin sonra kullanılması önerilmez. Malformasyon riskini, büyüme bozukluklarını ve hatta düşük riskini arttırdığı bilinmektedir. Antibiyotikte bulunan aktif maddeler, özellikle gelişmekte olan organların metabolizmasını ve kan dolaşımını etkiler. Beyinde kalıcı hasarlara sebep olarak gelişimsel bozukluklara ve beyin hasarına sebep olabilir. Çok fazla antibiyotik almak, hatta hamilelik sırasında güvenli kabul edilenler bile, size ve bebeğinize zarar verebilir. Hamilelikte Antibiyotik Kullanılır mı? Gebelikte antibiyotik ile tedavi edilebilecek enfeksiyonların bazıları şunlardır; Sinüzit Soğuk algınlığı üst solunum yolu enfeksiyonu İdrar yolu enfeksiyonu Sistit Bronşit İshal Cilt enfeksiyonları Zatürre Pnömoni Diş ve Diş eti enfeksiyonları gibi sorunlar yaşıyor ise, neyse ki kullanabileceği güvenli antibiyotik alternatifleri de var. Doktor, hamile olan hastayı risk faktörlerini de göz önünde bulundurarak ona en güvenli antibiyotiği reçete ederek enfeksiyondan korunmasını sağlayacaktır. Hamilelikte enfeksiyonların tedavi edilmesi oldukça önemlidir. Çünkü tedavi edilmemiş bir bakteriyel enfeksiyon bazen ciddi komplikasyonlara sebep olabilir. Hamilelikte enfeksiyon hastalıkları, bakteriyel, viral veya protozoal denilen birçok nedenden kaynaklanabiliyor. Hamilelikte en sık karşılaşılan enfeksiyon hastalıkları, üst solunum yolu ve idrar yolu enfeksiyonlarıdır. Üst solunum yolu enfeksiyonunu engellemek için, direkt temastan kaçınmak, riskli ortamlardan uzak durmak gerekir. Hamilelik idrar yolu enfeksiyonu oluşturmaya elverişli bir süreçtir. İdrar kanallarının hareketini yavaşlatabilmektedir. Karında büyüyen rahmin idrar kanalları üzerine yaptığı baskı sonucu enfeksiyon riski artmaktadır. Doktorlar, anne adaylarına idrar yolu enfeksiyonundan korunmak için bol su tüketimi önermektedir. Ancak, buna rağmen kişide kronikleşmiş idrar yolu enfeksiyonu mevcut ise, nedenine bağlı olarak antibiyotik tedavisi başlanabilir. Kendi Başınıza İlaç Kullanımına Hayır! Hamilelik süresince annenin geçirmiş olduğu değişimler bazı ilaçlarla metabolik değişimlere yol açabilir. O halde antibiyotik kullanmadan önce bunun vazgeçilmez gereklilik olduğundan, anne ve fetüse yönelik yan etkileri olmadığından ve her durumda risk – fayda ilişkisinin annenin lehine olduğundan emin olunması gerekir. Bu değerlendirmeler özel bir uzmanlık gerektirir. Kısacası, doktorunuz önermediği sürece her türlü ilacın kullanımından kaçınılmalıdır. Bitkisel olarak bilinen ve alınan ilaçlarda bu kurallara tabiidir. Çünkü bu ilaçların birçoğunun ne emilimleri, ne metabolizmaya etkileri, ne vücuttan atılım şekilleri, ne de olası yan etkileri iyi bilinmemektedir. Hafta hafta gebeliğinizi takip etmek ister misiniz? Hafta hafta gebelik sayfamız sayesinde bebeğinizin hiçbir gelişimini kaçırmayacaksınız! Sayfayı incelemek için aşağıdaki bağlantıya tıklayın. Hafta hafta gebelik İdrar Yolu Enfeksiyonlari Tanım Böbrekler, idrar yollari üreterler, idrar kesesi mesane ya da son idrar kanalını üretra tutan enfeksiyonların hepsine birden idrar yolu enfeksiyonları denir. Erkekte testis ve prostat bezi de genital sistem enfeksiyonlarına maruz kalabilir. İdrar yolu enfeksiyonlarının büyük çoğunluğu alt üriner sistem dediğimiz mesane ve üretrada bulunur. Belirtiler Her zaman belirti vermeyebilir, ancak aşağıdaki şikayetler olduğunda idrar yolu enfeksiyonundan şüphelenmek gerekir Idrar yaparken yanma Sık sık ve az az idrar yapma Sık sık sıkışma hissine kapılarak idrar yapma Idrarda kötü koku Göbek altında ve kasıklarda ağrı Bulanık ya da çay renginde idrar yapma Bulgular Üriner sistemde enfeksiyonun tututuğu kısıma göre belirtiler ve bulgular bortaya çıkar. Tutulan bölge Belirti ve bulgular Böbrekler Akut pyelonefrit Sırt ve böğür ağrısı Yüksek ateş Üşüme ve titreme Bulantı Kusma Mesane sistit Pelvik baskı hissi Göbek altında hassasiyet Sık ve ağrılı idrar yapma Kanlı idrar yapma Uretra üretrit İşeme esnasında yanma Akıntı Nedenler İYE’larının en sık oluşma şekli idrar kanalından üretradan giren bakterilerin idrar kesesinde çoğalmasıdır. Üriner sistem bunu engellemeye yönelik savunma mekanizmalarına sahip olsa da, bu mekanizmalar zaman zaman iyi çalışamaz ve enfeksiyonlar ortaya çıkabilir. Mesane enfeksiyonu- Sistit denilen hastalık çoğunlukla Escherichia coli E. coli olarak isimlendirilen ve mide-bağırsak sisteminde sıklıkla bulunan bir bakteri tarafından oluşturulur. Genellikle kadınlarda görülür ve cinsel aktivite sonrası görülme riski artar. Kadınlarda anüs ile üretra açılış yeri arasındaki mesafenin kısa olması ve üretranın da kısa bir yol ile mesaneye açılması bunun başlıca sebepleridir. Risk Faktörleri • Kadınların anatomik yapısı • Cinsel aktivite. Cinsel aktif olan insanların ve özellikle de bayanların İYE yakalanma riski artmıştır. • Bazı doğum kontrol yöntemleri. Özellikle spermisid kremlerin kullanılması • Menopoz. Menopoz sonrası dolaşan kanda östrojen miktarının azalması üriner siistemin enfeksiyonlara karşı savunma mekanizmalarını zayıflatır ve enfeksiyon riski artar. • Üriner sistemin yapısal anormallikleri. İdrarın doğal akışını engelleyen böbrek çıkışı darlıkları ya da böbreğe idrar reflüsünün olması çocuklarda İYE riskini arttırır. • üriner sistemi tıkayan durumlar. Taş ve prostat büyümesi gibi. • bağışıklık sisteminin bzoulmuş olması. Diyabet ve digger bağışıklığı olumsuz etkileyen hastalıklarda İYE görülme sıklığı artar. • Sonda kullanımı. Felç ya da diğer nörolojik problemler nedeni ile ya da başka bir sebeple hastanede yatma esnasında geçici ya da sürekli sonda takılması İYE riskini artırır. İYE Komplikasyonları • Böbrekte şiddetli enfeksiyonlar sonrası fonksiyon gören hücrelerin sayısal olarak azalması söz konusu olabilir. Ayrıca şiddetli böbrek enfeksiyonları sırasında bakterinin kana geçmesi bakteriyemi, hayatı tehdit edici bir tablonun ortaya çıkmasına sepsisneden olabilir. • Gebelik esnasında geçirilen İYE’ları erken doğuma ve düşük doğum ağırlığına neden olabilir. • Erkeklerde üretra enfeksiyonlarından sonra üretra darlığı ve zor idrar yapma ortaya çıkabilir. Teşhis • İdrar Analizi. Idarda enfeksiyon hücresi, kan hücresi, bakteri varlığı bakılır. • idrar kültürü. İnfeksiyona neden olduğu düşünülen bir bakteri varsa, idrar örneğinden kültür ortamında üretilmeye ve çoğaltılmaya yarar. Ayrıca üreyen bakterinin hangi antibiyotiğe duyarlı olduğu da belirlenerek tedavide doğru ilacın seçilmesini sağlar. • Radyolojik görüntüleme. İYE’ları ile bir arada bulunduğundan şüphe edilen bir durum olduğunda üriner sistem yapısal anomalisi ya da taş gibi ultrasonografi ya da bilgisayarlı tomografi gibi yöntemlerden yaralanılabilir. • Tekrarlayan enfeksiyonlarda mesane içinde taş ya da yabancı cisim şüphesi varsa optik bir alet aracılığı üretradan girilerek ile mesane içi görülebilir, bu işleme sistoskopi denir. Tedavi Enfeksiyonunun şiddetine, yerine ve hastanın eşlik eden digger sağlık sorunlarına gore seçilecek antibiyotikler ile tedaviye başlanır. Basit enfeksiyonlarda kültürde bakteri üretilmesi gerekmeden direct tedaviye başlanabilir. Basit enfeksiyonların tedavisinde genellikle etken madde olarak Trimethoprim/sulfamethoxazole Bactrim, Fosfomycin Monurol Nitrofurantoin Pyeloseptil, Sefuroksim Cefatin, zinnat ya da Ofloxacin Tarivid tercih edilir. Bunun dışında fluoroquinolonlar olarak bilinen bir antibiyotik grubu da yine ayaktan İYE tedavisinde son yıllarda çok kulllanılan ilaçlardır Cipro, Ciproxin. Komplike olmayan, sık tekrarlamayan ve özellikle bayanlarda görülen sistit gibi enfeksiyonlarda kısa surely tedavi tercih edilir. Erkeklerde ve komplike enfeksiyonlarda 1 ya da 2 haftalı, hatta bazı zamanlarda 4 haftaya kadar uzayan tedavi verilebilir. Tedaviye genellikle bir ağrı kesici de eklenir. Ağır enfeksiyonlarda tedavinin başlangıcında alınan idrar örneklerinde kültürde bakteri üretilmesi ve tedavinin bu bakteriye etkili olacak antibiyotikle sürdürülmesi çok önemlidir. Bu antibiyotikler genellikle hastaneye yatış yapılarak enjeksiyon şeklinde uygulanır. Hamilelikte En Yaygın Endişe Kaynakları13 Kasım 2017D Vitamini Seviyesi Tüp Bebek Tedavisi Başarısında Etkili Midir?14 Kasım 2017 Her yaştan kadının belki de en sık yaşadığı sağlık sorunlarından birisi idrar yolu enfeksiyonlarıdır. İdrar yolu enfeksiyonları erkeklerde de zaman zaman görülebilmekle birlikte sıklıkla kadınlarda daha çok görülür. Zira kadınlarda idrarı mesaneden dışarı taşıyan kanal, erkeklerdekinden daha kısadır ve bundan dolayı da idrar yolu enfeksiyonu belirtileri kadınlarda daha sık görülür. İdrar yolu enfeksiyonu; genellikle sıkıntı verici ve ağrılı olabilmesine karşın, tedavisi oldukça kolay olan, çoğu zaman da kendiliğinden ya da antibiyotik kullanımıyla birkaç gün içinde geçen bir rahatsızlıktır. İdrar yolu enfeksiyonunun ortaya çıkmasına sebep olan faktörlere bakıldığında ise akla belirgin birkaç farklı neden gelir. İdrar yolunda ortaya çıkan enfeksiyonun birçok farklı nedeni olmasına karşılık, enfeksiyona sebep olan nedenlerin büyük bir bölümü aynı faktörlere bağlı olarak gelişir. Bu sebeplere tek tek bakalım. Bakteriler Sindirim sisteminde yaşayan bakteriler, idrar yolu enfeksiyonlarının en sık görülen nedenleri arasındadır. Bu bakteriler, sidik borusuna ulaşırsa enfeksiyon meydana gelir. Genital hijyene önem verilmemesi Genital hijyenin layıkıyla, yeterince yapılmaması ve tuvalet temizliğinin yanlış yapılması idrar yolunda enfeksiyon oluşmasına sebep olur. Tuvalet temizliğinin genelde alışıldığı gibi arkadan öne doğru değil, aksine önden arkaya doğru yapılması gerekir. Tuvalet temizliğinin doğru yapılmasının yanı sıra kadının pamuklu iç çamaşırı kullanması, sentetik iç çamaşırlarından kaçınması, kullanılan pedlerin sık sık değiştirilmesi ve akıntı gibi sorunların vakit kaybetmeden tedavi edilmesi genital hijyen için çok önemlidir. Kabızlık Bir kişinin idrarını düzenli olarak yapabilmesi, tutmaması ve mesanenin tamamen boşaltılması enfeksiyondan ve birçok farklı sağlık sorunundan korunmak için çok önemlidir. İdrarın düzenli olarak vücuttan atılması ile bakteriler de atılmış olur ve idrar yolları temizlenir. Ancak zaman zaman yaşanan kabızlık idrar düzenini bozar. Böyle oluğunda da mesanede bakteri birikir ve enfeksiyona zemin hazırlanır. Mesanenin tam olarak boşaltılmaması Kişinin mesanesinin tam olarak boşaltılmasını engelleyen bir sorun söz konusu olduğunda mesanede çok fazla bakteri birikir. Biriken bakteriler de idrar yollarında enfeksiyon oluşmasına ortam sağlar. Bağışıklık sisteminin zayıf olması Kişinin bağışıklık sistemi, vücudu dışarıdan gelen tehlikelere, bakterilere, virüslere karşı korur. Kişinin yaşadığı hastalıklar, kullandığı ilaçlar ve maruz kaldığı bazı sağlıksız durumlar bağışıklık sistemini zayıflatır. Böyle olunca da bağışıklık sistemi görevini tam anlamıyla yerine getiremez, idrar yolu enfeksiyonu riski artar. Böbrek taşı oluşması İdrar yolunda enfeksiyon oluşumunun en önemli sebeplerinden olan böbrek taşları, idrar yollarının tıkanmasına sebep olur. Bu durum da mesanede bakteri birikmesine, idrar yolunda enfeksiyonu oluşumuna zemin hazırlar. Cinsel ilişki İdrar yolu enfeksiyonu cinsel yolla bulaşan bir hastalık olmamakla birlikte cinsel ilişki esnasında anüs ve vajinada bulunan mikroplar idrar yolunun ağzına doğru ilerleyebilir. Bu durumdan korunmak ve idrar yolu enfeksiyonunu önlemek için kadınların cinsel ilişki öncesinde ve sonrasında idrara çıkmaları önerilir. Uzun süre sonda kullanımı Bazı hastalıklar dolayısıyla idrarını kendi yapamayan ve bu yüzden sonda kullanması gereken hastalar sıklıkla idrar yolu enfeksiyonu yaşamaktadır. Yukarıda sayılan sebepler ve daha pek çok nedenden dolayı özellikle kadınlar idrar yolu enfeksiyonundan muzdarip. Hamilelik döneminde idrar yolu enfeksiyonu İdrar yolu enfeksiyonu her yaşta ve her dönemde ağrılı, rahatsız edici bir durumken hamilelik döneminde çok daha ciddi bir sorun haline gelir. Aslında hamilelikte idrar yolu enfeksiyonu, en fazla görülen enfeksiyon tipidir. Bu dönemde idrar yolu enfeksiyonları basit şekilde etkili olup geçebileceği gibi, sistit ve böbrek iltihabı olan pyelonefrit rahatsızlığına kadar da yol açabilir. İşte böylesi tehlikeli bir durumda erken doğum ve bebeğin düşük ağırlıkta doğması gibi çok ciddi sorunlar yaşanabilir. Hamilelikte idrar yolu enfeksiyonu konusunda yapılmış çalışmalarda bu enfeksiyonu geçirmenin, yeni doğan bebeklerin motor ve mental gelişiminde olumsuz etkilerinin olabildiği belirlenmiştir Özellikle hamilelikte hormonsal etkilerin baskın olması ve mekanik faktörlerle fizyolojik değişimlerin olması yüzünden idrar yolu enfeksiyonu riski de epey yükselmektedir. Hamileliğin ilk haftaları olan erken döneminde progesteron hormonu yüzünden, ilerleyen dönemde ise rahmin büyümesi ve mekanik baskı yapması yüzünden idrar yollarında belirli bir genişleme oluyor. Bu dönemde idrar kesesinin yetersiz şekilde boşalması nedeniyle de, idrarın kalan kısmı mesanede bakteri üremesine yol açıyor ve hamilelikte idrar yolu enfeksiyonu oluşması için bir etken ortaya çıkıyor. Hamilelikte idrar yolu enfeksiyonu belirtileri Hamilelik döneminde kadın, normal dönemden biraz daha sık idrar çıkmaktadır. Özellikle de hamileliğin üçüncü periyodunda idrar sıklaşır. Ancak kadının normal dışı bir şekilde sıkça idrara çıkması, idrar yapma sırasında yanma ve sızlama gibi hisler, ateş, idrarda kan olması, idrar kesesinde ağrı, böğür ağrısı, bulantı ve kusma, geceleri idrara çıkma hissi gibi yakınmalar olması idrar yolu enfeksiyonuna işarettir. Böyle şikayetler durumunda mutlaka vakit kaybetmeden doktora gidilmelidir. Ancak kimi zaman böyle şikayetler olmasa da idrar yolu enfeksiyonu geçirilebiliyor. Bu tür idrarda belirti vermeyen bakteri varlığı, yani asemptomatik bakterinin teşhis edilmesi için kadına idrar kültürü yapılır. Alınan sonuca göre anne adayına antibiyotik tedavisi uygulanır. Bu sebeple de bütün hamile kadınlara ilk muayene sırasında ve gebelik kontrollerinde idrar kültürü de yapılması gerekir. Eğer hamilelikte idrar yolu enfeksiyonu teşhis edilir, ancak tedavi edilmezse, anne adayını böbrek iltihabına kadar götürecek süreç başlayabilir. Böyle bir durum ise erken doğumla sonuçlanabilir. Bu konuda yapılan bir araştırmada idrar yolu enfeksiyonu olan ve antibiyotik kullanmayan annelerin bebeklerinde, antibiyotik kullananlara göre % 24 oranında, idrar yolu enfeksiyonu hiç yaşamayan annelerin çocuklarına göre de % 35 oranında daha fazla zeka geriliği tespit edilmiştir. Yani hamilelikte idrar yolu enfeksiyonunun yaşanması bebeğin zeka gelişimini etkilerken, bunun hiç tedavi edilmemesi çok daha fazla etkilemektedir. Hamilelikte idrar yolu enfeksiyonu tedavisi nasıl yapılır? Hamilelik döneminde idrar yolu enfeksiyonu tespit edilmesi durumunda, doktor önerisi ve reçetesi ile güvenli olan antibiyotikler kullanılarak 3-7 gün sürecek tedavi uygulanır. Bu tedavi ile asemptomatik bakteri ilerlemesi bile % 80-90 oranında azaltılabiliyor. Hamilelik döneminde kullanılabilecek antibiyotiklerin sayısı sınırlıdır ve kesinlikle doktorun uygun buldukları kullanılmalıdır. Antibiyotik tedavisi bittikten sonra yeniden idrar kültürü yapılır ve buna her ay devam edilir. Kadının şikayetlerinin geçmemesi, hastalığın sürekli tekrarlaması durumunda idame tedavisi uygulanır. Tekrarlayan enfeksiyonların varlığında ise, doğumsal idrar yolları anomalileri ihtimali göz önünde bulundurulmalıdır. Hamilelikte idrar yolu enfeksiyonunu önlemek için neler yapılabilir? İdrar yolu enfeksiyonundan korunmak için her gün 6-8 bardak su içilmelidir. Ancak bu dönemde şekerli içecek tüketmekten kaçınılmalıdır. Hamilelik döneminde kadın, enfeksiyona daha yatkın olunduğundan, bağışıklık sistemini destekleyecek şekilde vitamin ve mineraller bakımından zengin beslenilmeli ve bu sayede vücut direnci arttırılmalıdır. Aynı bağlamda anne adayı sıkça tuvalete gitmeli, idrarını tam olarak boşaltmalı ve idrar tutmamalıdır. Ayrıca cinsel ilişkiden önce ve sonra tuvalete gitmek, enfeksiyon varsa cinsel ilişkiden kaçınmak önemlidir. Ayrıca idrar yapma sırasında yanma, sızı olması, bulantı, ateş, kask ağrısı, alt karın ağrısı, böğür ağrısı şikayetlerinin varlığı durumunda mutlaka doktora gidilmelidir. idrar yolu enfeksiyonu gebeliği engellermi idrar yolu enfeksiyonu hamileliği engellermi hamile kalmayı etkilermi iltihabı hamile kalmayı kalmaya engel mi Oldukça yaygın bir rahatsızlık olan ve özellikle kış mevsiminde artış gösteren idrar yolu enfeksiyonları, idrar torbasının mesane basit iltihaplanması veya diğer idrar sistemi organlarının örneğin böbrekler daha ileri düzeyde iltihaplanması şeklinde olabilir. Altta yatan başka bir hastalığa bağlı olmayan sadece idrar torbasını içeren iltihaplanmalar basit enfeksiyon sistit, bunun dışında kalan tüm idrar yolu iltihapları komplike enfeksiyon olarak adlandırılıyor. NELERE YOL AÇAR? İdrar sterildir, herhangi bir mikroorganizma içermez. İdrar yolu enfeksiyonları mikroorganizmaların idrar kanalı açıklığından girerek çoğalmaları sonucu meydana gelir. Enfeksiyonların birçoğunda etken, basili olarak adlandırılan bakteridir. Bu bakteri bağırsak florasında bulunan bir bakteridir. İdrar kanalından girerek mesaneye ulaşır ve sistite yol açar. İdrar yolu enfeksiyonları tedavi edilmezse bakteriler böbreklere kadar ilerleyerek nefrite böbrek iltihabı yol açabilir. İdrar yollarında Klamidya ve Mikoplazma enfeksiyonları da görülebilir, fakat bu enfeksiyonlar böbreklere ilerlemez. RİSK FAKTÖRLERİ NELERDİR? Bazı kişilerde idrar yolu enfeksiyonları daha sık görülür. Böbrek taşları, kateter uygulamaları, diyabet ve bağışıklık sisteminin baskılanması idrar yolu enfeksiyonlarının görülme sıklığını artırır. Her beş kadından biri hayatı boyunca en az bir kez idrar yolu enfeksiyonu geçirir. Kadınlarda idrar kanalı kısa olduğundan vajina ve bağırsaklardaki bakteriler kolaylıkla buraya bulaşıp ilerleyebilir. Cinsel ilişkide bulunmak da kadınlarda idrar yolu enfeksiyonlarının görülmesini artıran nedenlerden biridir. İdrar yolu enfeksiyonlarının görülme sıklığı yaşla birlikte artar. BULGULARI NELERDİR? Sık sık ve çok az miktarda idrara çıkmak ve idrar yaparken yanma en sık görülen bulgulardır. İdrar bulanık ve kanlı olabilir. Halsizlik ve kasık bölgesinde ağrı da bu yakınmalara eşlik edebilir. Enfeksiyon böbreklere ilerlerse ateş, bulantı, kusma, bel ve sırt ağrısı görülür. İdrar yolu enfeksiyonu geçiren kadınların % 20'sinde enfeksiyon tekrarlar. Bol su içmek, idrarı tutamamak, tuvalette genital bölgeyi önden arkaya doğru temizlemek, su dolu küvette banyo yapmak yerine duş almayı tercih etmek, cinsel ilişki öncesinde genital bölgeyi temizlemek, vajinal duş ve spreyleri kullanmaktan kaçınmak idrar yolu enfeksiyonlarının tekrarlamasını önleyebilir. ERKEN DOĞUMA YOL AÇABİLİR Gebe kadınların % 2-4'ünde idrar yolu enfeksiyonları görülür. Gebelik döneminde geçirildiğinde bu enfeksiyonlarının yayılma ihtimali daha fazladır. İdrar yolu enfeksiyonları erken doğuma yol açabilir. İdrar yolunda görülen enfeksiyonun genital bölgeye bulaşması ve jinekolojik bir hastalık haline gelmesi ve tedavisinin yapılmaması halinde özellikle kadınlarda çok büyük sorunlara yol açar. Jinekolojik enfeksiyonlardan dolayı oluşan kadın genital organlarındaki harabiyet, üreme kanallarındaki tıkanma ve rahmin iç tabakasının iltihaplanması, bebeklerin anne rahmine tutunmasını engeller. Bunun yanı sıra kalıcı hasarlara da yol açarak üreme sağlığını olumsuz etkileyebilir. SİSTİT NEDEN OLUŞUR? Altta yatan başka bir hastalığı olmasa da bazı kadınlarda sistit daha kolay gelişir. Sistit gelişiminde bazı faktörlerin etkili olduğu gösterilmiştir. Dışarıdaki mikropların idrar torbasına ulaşması daha kolay olmaktadır. Cinsel ilişkiye bağlı olarak bu bölgedeki mikroplar vajen ve idrar kanalının ağzına doğru itilirler. Bu yüzden sistit cinsel açıdan aktif olan kadınlarda diğer kadınlara göre daha sık görülür. "Balayı sistiti" olarak adlandırılan rahatsızlığın nedeni de cinsel aktivitenin artmasıdır. Cinsel ilişkiden hemen sonra idrar yapmayı adet edinen kadınlarda drar kanalına taşınan mikropların temizlenmesine bağlı olarak daha seyrek sistit görülür. SİSTİT BELİRTİLERİ NELERDİR? En sık belirtiler idrar yaparken yanma ve sık idrara çıkma isteğidir. İdrar yaparken yanma bazı kadınlarda çok şiddetli olabilir. Ateş, basit sistitte sık rastlanan bir bulgu değildir. Ateşiniz 38 derece ve üstünde ise hemen doktora başvurmalısınız. Eğer ateş ile beraber böğür ağrısı da varsa böbrek iltihabını akla getirir. Basit sistit tedavisi sıklıkla antibiyotik kullanımı ile yapılabilir.

idrar yolu enfeksiyonundan sonra hamile kalanlar